in

Makro Çekimler

Yavrudur mesaili bir bütünün yeni lokmaları,

Biyometrik bir insan yarasını kadrajın gözüne sokar.

Adına yeni bir şeyler tutturulur.

Kapalı olan ve açılınca sevişmeler sezdirilen

Bardak ağızlarında dudak uçuklatan gizlilik,

Tüken, tüken beni biriktirirken

Dudaklarının kenarcıklarında.

Yok canım, hiç olur mu?

Söz edemem pembe bir bisikletin rengini satmaktan,

Sen de söz edemezsin bir çiçek festivalinden.

Yeni renklerin doğurganı bir kız çocuğunu

Şak diye dalından edemezsen kasiyer,

Söz edemezsin çünkü saçlarını sonraki kas yırtılmasına

Erkeğiyle beraber bağlamıştır.

Bendeki yaygın görüş şiiri bir kargocuya,

Şeffaf poşette beğenmezsen,

Annemi kırabilirsin, iadeli ben de kırılabilirim.

Kırıkları olmayan bir insan yüzünde,

Şakak zonklaması sadece tesadüftür.

Zaten ben, velev ki ben,

Yerden topladığım ve kimindir bilmediğim kırımlardan,

Dişimden tırnağımdan eksilttiğim olmuyorları,

Birleştirip önce pastanesi çocuğa sordum,

Daha güzel kırılabilir mi diye,

Nasıl, güzel kırmış mıyım diye,

(Mermer mi olsun yoksa mozaik mi babaların mezarı,

Çünkü milletin lafına bir baba evini doğrar,

Çünkü bir baba muhakkak bir kaç defa ölmüştür,

Bu sorudan önce, çocuğundaki kırıkların tanrısı.)

Bir bütünü benim yüzümden ortaokul öğrencilerine,

Avuç içi terlemesi diye,

Okulun çevresinde bir tur atma teklifi diye,

Kapalı bir kadın içine yarınları sıkıştırabilir mi diye,

Seni ben yerden topladım, ama fark etmedin,

Hiç karşılaşmamızda neden hep yere baktığımı,

Aslında gözlerimi gözlerindeki rüküş renkten hiç ayırmadım.

Babam da annemi böyle biriktirmişti.

Tabi o zamanlar bir bütün kolay kolay tükenmezdi,

Çünkü hiç kalmazdı kimseye.

Çok çalışıp kışın birbirlerini harcarlardı,

Aslına bakarsan, bir bisikletçi hep uykusuz kalır.

Ama sen aslına bakma,

Tüken, tüken bir bisikletçinin kızı on üç on dört.

Bir gün demeyeceğim,

Bir gün olur da hiç olmazsak,

Ne olur kendini şiir sanma,

Git bir duvarda birilerine deli söyle.

Deli ilan et, ilçe belediye başkanını.

Sonra da adına bir şeyler tıngırdat,

Mesela hava kapalıysa sylvia de.

Mesela ben bir bütünü işten sonra piç ediyorsam,

En çok kimi seviyorsan, onda tüken.

Gri bir şehir her zaman on iki punto okunur,

Bisiklet iskeletinden bir rengi,

Ona iyice yedirsen, iki kat tarasan bile,

Saçlarını hep bir şiir için kısa kes.

Uğraşamam kırıklarım bu kadar dikiş tutmazken,

Bir şiiri beline kadar güç bela uzatıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ferdinand Hodler

Pis Okurun Notları (187 – 193)