in

Kısaca Günümüz Sanatı Hakkında

Sanat, daima içinde bulunduğu dönem ve ülkenin sosyo-ekonomik durumundan ve teknolojik gelişmelerden etkilenmiş ve etkilenmeye de devam edecektir. Sanatçı ister bilinçli ister bilinçsiz yapsın daima döneminden izler taşıyan eserler üretir. Her tarihsel toplumsal süreç, farklı sanatsal sorunlara farklı çözümler üreten sanatçılar çıkarmıştır.

Sanat kendi tarihi boyunca birçok değişime uğramıştır. Bu değişimler genellikle konu, kavram ve üslup açısından görülür. Bazı dönemlerde ise teknik ve malzeme açısından bu değişimler göze çarpar. Örnek vermek gerekirse fotoğraf makinesinin bulunuşunun ardından empresyonizme geçiş sanat tarihi açısından farklı bir döneme adım atmaktır. Çünkü hem malzeme ,üslup hem de konu değişime uğramıştır. Ekspresyonizmde görülen yeni bir değişim ise konu ve kavramdır, artık görünenin ardındakine geçilmiş ve hissedilene vurgu başlamıştır. Ardından en büyük değişimlerden birine sebep olan dada akımının çıkmasıyla sanat tamamen öngörülemez bir biçime bürünmeye başlamıştır.

Dada akımını izleyen arazi sanatı, happening, enstalasyon, video sanatı, performans sanatı gibi kavramsal sanat hareketlerinin temeli atılmıştır. İçinde bulunduğumuz dönemdeki sanata, çağdaş  yani güncel sanat denmektedir. Çağdaş sanat aslında içinde bulunulan zamanın getirdikleriyle şekillenen bir akımdır. 21.yüzyılda artık fikir öne geçmiştir, sanatçı eserini üretirken fikrini nasıl yansıttığı onun anlatımını oluşturur. Eski zamanlarda görülen hoşa gitme, beğenilme arzusu yerini fikrin, kavramın anlatımına bırakmıştır. İçinde bulunulan dönem teknoloji çağı da olduğundan kimi sanatçılar bunu eserlerine katmış, bazen de eserlerini teknolojiye katmışlardır. Dada akımına kadar ve sonrasında gelen yeni akımlarda görülen teknikte ustalık sadece boya, fırça kullanımı olarak karşımıza çıkmaz. Dijital sanatın, yapay zekanın kullanımıyla üretilen eserlerin yapılabilmesi için gereken teknikte ustalık ve alan bilgisi de gerekmektedir. Örneğin fikrini camla anlatmak isteyen sanatçının o camı nasıl kullanacağını bilmesi gerekir, yapay zekayı kullanmak isteyen sanatçının kullanacağı yazılımları etkin biçimde kullanabiliyor olması ve kod yazabiliyor olması gerekir. Yani fikir her ne kadar malzemenin önüne geçse de ikisi ayrılmaz bir bütündür ve teknik bilginin eksik olduğu yerde sanatçı istediği etkiyi yaratamaz ve fikrini tam olarak yansıtamaz.

İçinde bulunduğumuz dönemde sanatçılar eski dönemlere göre daha fazla tekniği bir araya getirmişlerdir. Rönesans döneminde sanatçıların çoğunluğu benzer işler üretirken, dönemin geleneksel arayışlarının dışında olan sanatçılar da vardır ve bunu çoğumuz bilmeyiz. (Zaten döneminde de önemsenmemiştir.) Ama bu dönemde her teknikten her malzemeden eser üretilebilmektedir. Bu eserlerin konuları da her şey olabilmektedir. Eski zamanlardaki gibi belli üsluplara ve konulara bağlı kalmadan her sanatçı kendi konusunu oluşturabilmektedir ve bu da her açıdan yenilikçi ve modern bir anlayıştır. Eseri üreten sanatçı geleneksel bir üslup da belirlese içerisinde belli belirsiz kendinden modern izler bulunur. Çünkü dönemin eser üzerindeki etkisi sanatçının isteği ile değil doğası gereği yansır. Bu yüzden bundan yüzyıllar sonrasında bugünkü eserler incelense geleceğin araştırmacıları hakkımızda birçok yargıya varabilirler, bizim de görmediğimiz halde geçmiş dönemler hakkında yargıya varabildiğimiz gibi.

Kapaktaki Eser – Damien Hirst, Love’s Paradox

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gönül Kirası ve Aidatı

Bir Heybe Mandalina