in ,

Biten İlişkinin Girdabından Kurtulmak İçin: Ayrılık Meditasyonu

man and woman divorce drawing torn apart on blue background. Divorce couple divorced

Ayrılık insan yaşamına boşanma, sevgilinin terk edip gitmesi, aldatma, ölüm gibi sebeplerle girmektedir.  Ayrılma kararının süre giden bir duygusal uzaklaşmaya bağlı olarak eşler tarafından ortaklaşa alındığı durumlarda bile ayrılık psikolojik anlamda oldukça yıpratıcı bir süreçtir. Bu zorluğun temelinde “bağlanılan kişiden ve alışkanlıklardan kopma” yatmaktadır.

Yaşamının erken döneminde anne ve baba ile kurulan bağlanma yaşantıları hem yetişkinlik dönemindeki romantik ilişkilerdeki bağın gücünü hem de ayrılık sonrasında yaşanabilecekleri etkilemektedir. Bebeklik döneminde temel bağlanma figürleri ile güvensiz bağlanma kurmuş olan bireylerin ayrılığa verdiği tepkiler kendine ve partnerine karşı çok daha sert ya da umursamaz tarzda olabilir.

Güvenli bağlanan bireyler için de ayrılık bir o kadar zordur. Kayıp hissinin verdiği acı duygusu insanı karamsar, mutsuz, isteksiz bir hale getirebilir ve bireyin öz değerinde düşüş gerçekleşir. Kişi günlük aktivitelerine katılımda zorluklar ve sosyal yalıtılmışlık yaşayabilir ya da kendini rastgele ilişkilerle rahatlatma, aşırı alkol kullanma gibi sonrasında mutsuz hissedebileceği davranışlara yönelebilir. Stres, yineleyen duygu ve düşüncelerle boğuşmak, aynı temel bağlanma figürlerinden ayrılmış bir çocuk gibi kendini duygusal anlamda yalnız ve çaresiz hissetmek yıpratıcıdır. Ayrılık sonrası psikolojik destek alan bireyler alamayanlara kıyasla daha avantajlı olurlar.

Tüm bunlara rağmen, ayrılık da yaşamın gerçeklerinden biridir ve bunu psikolojik anlamda sağlıklı bir biçimde yaşamak, benliğe olumlu kazanımlar eklemek mümkündür. Bu yazıda öncelikle psikoloji kuramcılarından Virginia Satir’in beş özgürlük kavramı çerçevesinde ayrılık acısı yaşayan kişilere bazı önerilerde bulunulacak, ardından grup halinde ya da bireysel olarak uygulanabilecek bir ayrılık meditasyonuna yer verilecektir.

Öneriler

  • Var olan durumu olduğu gibi duyun ve görün (aldatılıyorsanız aldatılıyorsunuzdur, sevginiz azalıyorsa azalıyordur, ilişkiniz artık size ıstırap veren bir hale geldiyse gelmiştir.  Olup biteni fark edin, ne yaşanıyorsa çarpıtmadan olduğu gibi duyun, görün ve kabullenin).
  • Duygu ve düşüncelerinizi söyleyin (Ne hissediyor ve düşünüyorsanız bunu partnerinize açıkça ifade edin).
  • Ne hissetmeniz gerektiğini değil, ne hissettiğinizi önemseyin (Aldatılan biri öfkelenmelidir, ya da insan şiddete uğrasa da eşini sevmelidir gibi kurallarla hissetmek yerine gerçekte nasıl hissediyorsanız öyle hissedin).
  • Partnerinizden bir isteğiniz varsa izin beklemeden bunu doğrudan ondan isteyin veya bir sorunuz ona bunu doğrudan sorun (Ayrılma sebebinizle, geçmiş yaşantılarınızla ilgili sorunuz varsa sorun, ayrılık sonrası ilişkinin nasıl devam etmesine ya da mahremiyete ilişkin istekleriniz varsa belirtin).
  • Sadece güvende olmayı ve gemiyi batırmamayı önemseyerek yaşamayın, kendiniz ve iyi oluşunuz için risk alın (İlişkiyi bitirerek altına gireceğiniz sosyal baskılar ya da partnerinizle yaşayabileceğiniz olası çatışmaların risklerini ve sorumluluğunu alın. İlişkinize yeniden başlamak istiyorsanız ise olası zorluklarla başa çıkma konusunda yürekli ve kararlı davranın).

Ayrılık Meditasyonu

  • Gözlerinizi yavaşça kapatın. Şimdi rahatlama ve huzurlu olma zamanı. Hiçbir şey beklemeden ve istemeden sadece durma, rahatlama ve kendinle baş başa olma anı… Burnunuzdan derin bir nefes alın, karnınızın şiştiğini hissedin… Nefesinizi bir süre tutun ve sonra ağzınızdan yavaş yavaş verin. Bu şekilde nefes alıp vermeyi sürdürün, tüm dikkatiniz nefes alıp verişinizde olsun. Bedeninizdeki huzuru ve gevşemeyi fark edin.
  • Biten ilişkinizi düşünün… Zihninizi serbest bırakın ve yaşadığınız ilişkinize dair bir imgelem oluşsun… bu imgelemi görün, neye benziyor onu inceleyin. Neşe, heyecan, üzüntü, acı ve daha birçok duyguyu yaşadığınız ilişkiniz şimdi bir şekle büyünmüş ve gözlerinizin önünde… ona hem dikkatlice hem de sevgi ve şefkat dolu bakın. Yanına yanaşın, dokunun, kokusu varsa koklayın, sesi varsa duyun, rengi varsa görün…  duyularınızla hissettiğiniz o şey, doğduğunuz andan itibaren kurduğunuz birçok yakın ilişkiden biri… diğer ilişkilerle birçok benzer özelliği var, aynı zamanda ise eşsiz ve benzersiz… Onu kabullenin, ona yanaşın, kollarınızı açın ve onu kucaklayın. Sıkıca sarılın, ısısını, yumuşaklığını ya da sertliğini, hacmini, her şeyini hissedin… O sizin biten ilişkiniz, siz değilsiniz… onu görebileceğiniz ama sizi rahatsız etmeyecek bir yere koyun ve kendi bedeninize odaklanmaya başlayın.
  • Bedeninizin her bir köşesini baştan aşağıya tarayın, hissedin. Rahat olmayan, gergin hissettiğiniz kısımlar var mı? Varsa onların sesini dinleyin size neler diyor? İlişkiniz sırasında bedeniniz nasıldı? Neler duyumsuyordu? Bedeninizin ilişkiniz boyunca, haz alan, korku duyan, yorulmuş hisseden, acı çeken, mutlu olan, özel hissettirilen, küçümsenen, unutulan ya da görmezden gelinen tüm kısımlarının tek tek farkına varın.  Her biri ile ayrı ayrı ilgilenin, bedeninizin haz yaşayan kısımları… onlara dair yaşantılar… o yaşantıları sevgi ile anın, kendinize,  bedeninize ve bu özel yaşantıları paylaştığınız, bir zamanlar sizin için çok önemli olan o insana teşekkürlerinizi sunun. Bedeninizin korkan ya da acı çeken kısımları var mıydı? Şimdi de onları hissetmeye başlayın. Korkan ve acı çeken beden bölümlerinize şefkatle yaklaşın, neden korktuklarını ya da acı çektilerse neden acı çektiklerini onlara sorun. Onların yaşadıklarını ruhunuzda derinlemesine hissedin. Şefkat dolu sözler söyleyin onlara… artık korkmalarına ve acı çekmelerine gerek kalmadığını anlatın… Bundan sonra onlara daha olumlu ve sevgi dolu yaklaşacağınızı, onları koruyacağınızı, onlara daha fazla özen ve hassasiyet göstereceğinizi, çok daha huzurlu ve mutlu olacaklarını söyleyin…Şimdi ilişkiniz sırasında bedeninizde kendini mutlu ve özel hisseden kısımlara bakalım. Onlar muhtemelen kendilerini elinden hazineleri alınmışçasına mutsuz ve sıradan hissediyorlar… Onlara dokunun, kulak verin, size neler anlatıyorlar? Kim bilir ne mutluluklar yaşamış, kendilerini nasıl da muhteşem hissetmişlerdi… dinleyin… Onlara tekrar mutlu ve özel hissedebileceklerini söyleyebilirsiniz. Konuşun onlarla, içinizden geçen umut dolu sözleri onlarla paylaşın, sizin şefkat dolu bakışlarınızı, dokunuşlarınızı yaşasın, kendilerini tekrar güvende hissetsinler. Son olarak ilişkiniz varken bedeninizin ihmal edilen kısımlarını inceleyin… Bedeninize sorun, biten ilişkim sırasında hangi kısımlarım kendini küçümsenmiş, unutulmuş ya da görmezden gelinmiş hissetti diye… Bedeninizin bu bölümlerinden gelen ihmal edilmişlik seslerini dinleyin… bazıları belki de yıllarca bu yoksunlukları yaşadılar, üzüldüler, kendilerini yokmuş gibi hissettiler… onlarla tek tek özenle ilgilenin… varlıklarını kutsayın, değerli olduklarını söyleyin, sevilmeye ve ilgi gösterilmeye fazlasıyla layık olduklarını anlatın… onları huzur ve şefkat dolu dokunuşlarla sevin…Bedeniniz onlarla daha mutlu, güçlü ve tam. Bedeninize onu sevdiğinizi, var olan haliyle kabul ettiğinizi ve önemsediğinizi söyleyin.
  • İmgelemini oluşturduğunuz bitene ilişkinizi tekrar hatırlayın… Biraz önce onun bir imgelemini oluşturmuş, onu görebileceğiniz ama sizi rahatsız etmeyecek bir yere bırakmış ve bedeninize odaklanmaya başlamıştınız. Şimdi zihninizde oluşturmuş olduğunuz o imgeleme tekrar bakın… o sizden, bedeninizden ve düşüncelerinizden bağımsız, orada öylece duruyor… Dilerseniz onu yolcu edebilir ve gidişini izleyebilirsiniz… ya da bir köşede durabilir de… İçinizden nasıl geliyorsa öyle yapın. O artık bağımsız, sizden apayrı, gözle görülür, elle tutulur bir varlık… size zarar veremez, ancak ve ancak sizin istediğiniz bir yerde durabilir… İçsel enerjiniz çok güçlü, o tamamen sizin ve onu yönlendirebilen sadece sizsiniz. Sevgilisinden ayrılmış biri olarak siz çok özelsiniz, iyisiniz, sevilmeye layıksınız. Kendinizi asla kapatmayın… kalbinizi açık tutun… Yüreğiniz sevgiye ve aşka her zaman açık olsun…

Yazan Temas

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Comments

comments

Ölüm Kavramının Işığında Postmodern Sanatta Beden İmgeleri

Kaleci: Nam-ı Diğer “Yalnız Adam”