in

Yolculuk

Kendi merkezine yolculuk… Nasıl çekilir ki o yol? Otostopla mı yoksa merkez ekspresini bekleyerek mi? Büyük bir otobüsle mi yoksa rüzgarın saçlarını savuracağı bir motosikletle mi? 

Bütün evi taşımak için nakliye firmasıyla mı anlaşmak gerekir peki? Belki de bir kaplumbağa gibi evini sırtına yüklenip ağırdan almak gerekir. Eşyasız ilerlemek. Gittikçe hafifleyerek. 

Uçakla seyahat eder kimileri. Kabin boy bir valizden sıkış tepiş fışkıran anılarla dolaşırlar dünyanın bir ucundan diğer ucuna.

Büyük bir yolcu gemisinin lüks havuzunda, güneş ışınları süzülürken suyun pırıltısında başlar ve biter bazı seyahatler. 

Biz yola çıkmaya karar verene kadar hayat geçer. Zaman sadece yaşadığını hissedenlere, hep yolda olduğunu bilenlere torpil geçer. 

Kendine yolculuk eden insan, hantallık günlerinin üzerine serptiği ölü toprağını silkeler en sonunda, kendi yolunda ve kendi zamanında.

Araç önemlidir çünkü beraberinde deneyimde çeşitliliği getirir. Yine de yaşam öyküsünün esas kahramanı yolcudur. Seyahat aracı, yol arkadaşı, yolundaki engeller sahnedeki dekorlardan ibarettir. Replikler yolcunun, oyun yine onundur. Unuttuğunda, ya da sırf canı istediğinde doğaçlama yapabilen bir yolcudur oyunun sahibi. 

Özgürdür tüm seçimlerinde. Yol gittiği ve gitmek istediği kadar uzanır önünde. Genelde gitmeye iki ayak yetmez. Hep daha fazlasını istemesi öğretilmiştir insana. Bahaneleri öne sürmesi. Sürekli bir kısır döngü hali. 

İki ayak yeterlidir yolculuğu kafasına koyana. İki ayak bile gerekmez bazen. Yolculuk kafadan kalbe sürüp gider. Kalp attıkça. Çağrıyı duydukça. Zihin durup özüne baktıkça yolcu merkezine çekilir. Yolu görmek istedikçe yansır kalbinin ışığı tam önüne ve aydınlatır boylu boyunca şimdiyi tüm parıltısıyla.

2 Yorum

Yorum Yap
  1. Dünya destanlarında ölümsüzlüğü arayan bir Kralın öykusu Kral Gılgamis ideallerinin peşinde IO 3000 yıllarında inanmış farklı düşünceyle ölümsüzlüğün ve bilginin peşinde koşan bir kral,. bu yola inanmış nefes aldıkça aramış ölumsulugu kalbinin peşinden gitmiş.
    Mamafih bugüne kadar gelecek olan en en zihinlerde literatürdeki destanlarda yerini almış Kral Gılgamış.
    Kalbinin peşinden aklıyla giden destan yazar diyorum.
    Sevgi hukmü yol yer zaman mekân tanımaz ebediyete mutluluk taşır.
    Bizler sevgi yükünün hamalıyız ki yazdığınız yazida
    ” kalbin ışığı önümüzü, yolumuzu ,çevremizi ,heryeri mutluk ışığıyla partlatacak ve yaşamın Gilgamisi gibi ölümsüzlüğüde destanlasacaktir.
    Mutluluğa ulaşmada sevgiye güven vercek ve bir mutluk yolu destanini yazacaktır insanoglu.
    Salt bu yüzden yaşamın en güzeli “hissi kablel vukuu(onsezi) nasıl bir yol gerekiyorsa dediginiz gibi parıltılı ilk ateşi olup gelcek yıllarında inşası olacaktır.
    Ne güzel kaleme almışsınız kaleminize yüreğinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Alışmak

Mağdurlar Neden Zalimdir?