in

When Harry Met Sally…: Birbirine Aşık Olan İki Arkadaşa Dair

Romantik komedi çoğunlukla aldatıcı ve gerçeklikten uzaktır. Onu var eden şey size filmin sonunda verdiği bir avuç hayaldir ve siz bu hayalleri seversiniz. Bir süre bu hayallerle yaşar, sonra ilişkilerinizin berbat bir sürükleniş olduğunu fark eder ve romantik komedilerin aldatıcılığını yeniden keşfedersiniz. Bu kaç yaşında olursanız olun hayatınız boyunca devam edecek olan bir kısır döngüdür. Var olmayan bir aşkın hayaliyle yaşamak ve sonuç olarak ona asla ulaşamamak.

Ancak When Harry Met Sally… bunun tamamen dışındadır. Bir romantik komedi olarak adlandırılsa da o ne gerçek anlamda komik ne de romantik olabilmiştir. Harry Sally ile tanıştığında çokça umursamazdır ve Sally ise Harry ile tanıştığında oldukça saftır. Kendisini sonsuza dek sürecek mutlu bir aile tablosuna inandırmış gibi görünmektedir. İdealisttir ve hayallerine ulaşmak konusunda kararlı gibidir. Harry ile Sally’nin ilk diyaloglarında Harry’nin Sally’i bu açıdan yorumladığını görürsünüz. Harry’nin zihninde Sally oldukça muhafazakar, saf ve ilişkiler konusunda tecrübesiz bir aile kızıdır ve aslında Sally tam da Harry’nin istemediği bir kız grubuna girmektedir.

Sally’nin muhafazakarlığı ve idealizmi Harry’nin kinizmi ve liberalliğiyle buluştuğunda bu ikilinin pek de bir araya gelemeyeceğini düşünürsünüz. Harry ve Sally düşüncede, yaşam tarzında, ahlak anlayışında bambaşka karakterlerdir ve her ne kadar filmin sonlarına doğru Sally, Harry’ye “İlk tanıştığımızda senden nefret etmiştim” dese de aslında yolculuğun sonunda arkadaş dahi olamayacağına karar veren bu ikili arasında bir kıvılcım çoktan tutuşmaya başlamıştır. Evet, Sally düşüncede Harry’den nefret etmiştir ama duyguda Harry’den hoşlanmıştır.

Bir süre sonra bu ikiliyi arkadaş olarak bulursunuz karşınızda. Harry hiç yapmayacağı şekilde evlenmiş, iyi bir işe sahip olmuş ve hatta aldatılmış, ayrılmıştır. Sally ise aşkı yanlış kollarda aramıştır. Sally’nin tüm erkek seçimleri Harry’den farklı bir profil çizmektedir. Bununla beraber ikili ciddi bir ret süreci içerisindedir. Günümüzde yaşanan birçok arkadaşlığın üzerine kurulduğu bir “Ret” halidir bu. İki taraf da birbirini sevmektedir ancak bunu birbirlerine söyleyememektedir. Üstelik tüm bu “arkadaşlık” sürecinde farklı kadınlar ve erkekleri denemişlerdir. Bu da reddetmenin garip bir halidir. İzleyicinin aklına her gün önlerinden geçen, ilişkilerini “arkadaşlık” olarak tanımlayan ve birbirleriyle çok iyi anlaşan insanların neden birlikte olmayacağı sorunsalını getirir. Bu sorunsalın içinde korku, endişe ve biraz da tatlı bir utangaçlık vardır. Sally ve Harry bu sorunsalın aşılabileceğini ve bunun da o kadar zor olmadığını göstermiştir bize.

Harry kahramanın romantik komedilerine has o koşusunu yapmış ve bu “ret” halini ortadan kaldıran büyülü sözcük grubunu söylemiştir; “Seni Seviyorum”  Filmin en güzel ve en duygusal sahnesi budur. Diyalogların alt metninde gerçekten aşkı ve sevgiyi anlar ve çoğunlukla bunu hissederseniz muhtemelen ağlarsınız. ‘When Harry Met Sally…’ bize aşk ve arkadaşlık arasındaki çizgiyi gösterir  ve bu çizgi sanıldığı kadar kalın değildir. İyi bir aşık iyi bir arkadaş olmalıdır aynı zamanda. Yoksa ölüdür aşk ya da hiç doğmamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Nem, İktidar, Muhalefet ve Kaplumbağalar

Ve Tanrı Bizi İşaret Etti