in

Bir Karıncanın Kapadokyası ve Nisan

Akıl Fikir Müessesesi olarak genç şairlerin kendilerini ifade etmelerine olanak sağlamak istiyoruz. İlk konuğumuz Mücahit Kartal.
Kartal kendisini şöyle tanıtıyor: “Manisa’da yaşıyorum, 1993’te Muş’un Bulanık ilçesinin Kırkgöze köyünde doğdum. Selçuk Üniversitesi Harita ve Kadastro programı mezunuyum ve aktif olarak özel şirketlerde  Harita Teknikeriliği yapıyorum. Evliyim ve bir oğlum var. Uzun zamandır şiir yazıyorum, Rus ve Portekiz edebiyatından etkilendiğimi söyleyebilirim. Amacım şiirlerimi insanlara ulaştırmak, tanınmış bir şair olmak ve etkilendiğim büyük şairler gibi edebiyat evreninde bir yer tutabilmektir. İsmim, Mücahit Kartal.”

Bir Karıncanın Kapadokyası ve Nisan

Nisandayım, millet bir acayip.

Üstelik fazladan bir betimleme ile
Soğuklar bir şişe şarabı beraberinde götürdüler.
Çayımda atasözleri gevşedi yaşlı, garip
Demini bir kerpicin susuzluğundan istemiş,
Kimisi almış, kimisi yetişememiş.
Hemen bitişiğinde yorgun bir deniz taşınır at arabalarıyla.
Bak bu maviler yaranın başı
Çünkü ilk cinayeti bir balığın atası işlemiş ve
Bir balık atasözünde nasihat unutulmuştur.
Bak bu maviler hikâyenin başı,
Bak bu da Nisan, gönül yorgunluğu,
Allı pullu, yeşilli,
Bir çingene için Endülüs’ten gelmiş.
(git bak, bir çingene atasözünde deniz kırmızıdır.)
Aydan ve günden ziyade bir öyküdür,
Bak bu havada uçuşan insan yaraları,
Güzden ve çok eski şehirlerden kalma…
Bir anlatısı vardır muhakkak.
Nasıl kananır? Veyahut nasıl kanılır?
Bak bu insan bir yaradan sonradır,
Sadece ürkekliği unutmuştur tavşanda.
Kalan günler ise bir kelebeğe çağ,
Bir karıncaya yorgunluk…
Ve düşmez kalkmaz bir yaradır Nisan.
Kulağına ismini fısıldarken dili sürçmüş tanrının.
İnsan diyememiş, Nisan deyivermiş yaraya.

4 Comments

Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yakup Kadri’nin “Hüküm Gecesi” Romanı ve Bir Hatıra

Bilim Kurgu Neden En Önemli Sanatsal Tür?