in ,

İlk Transeksüel Kadın Lili Elbe’nin İlgi Çekici Yaşamı

Einar Wegener, Danimarka’da yaşayan genç bir ressamdır. 1904 yılında hayatını birleştirdiği eşi Gerda da tıpkı Einar gibi yetenekli bir sanatçıdır.

Gerda, bir çalışması için kadın model kullanmak ister. Modelin istenilen zamanda gelmemesi üzerine Gerda, eşine kadın kıyafetleri giydirir ve ondan modellik yapmasını ister. Çiftin arkadaşı Ulla olaya tanık olur. Ulla, Einar’a “Lili” adını takar.

Modellik denemesiyle başlayan bu oyun Einar ve Gerda’nın çok hoşuna gider. Einar, Lili kılığına bürünerek Gerda ile davetlere katılır. Gerda, Lili’yi sanat camiasına Einar’ın kız kardeşi olarak tanıtır.

Gerda’nın Lili’yi resmettiği tablolar birçok kesim tarafından takdir edilir. Herkes resimlerdeki güzel kadınla tanışmak için can atar.

Gerda tarafında işler bu şekilde ilerlerken Einar, Lili karakteriyle neredeyse bir bütün haline gelir. Oyunmuşcasına gerçekleşen bu olaylar aslında Einar’ın kendisini sorgulamasına sebep olur. Artık kendini kadın olarak görmek istemektedir.

Keşfini tamamlayan Einar’ın değişimi çok geçmeden Gerda tarafından anlaşılır. O sırada Lili tablolarının başarısı Paris’ten gelen davetle taçlanır ve genç çift Paris’e taşınır.

Danimarka’dan taşınmalarının tek sebebi yurt dışından gelen davet değildir. Gerda’nın tablolarındaki güzel kadının aslında bir erkek olduğu ortaya çıkar. 1900’lerin başında çok da hoş karşılanmayan durum, çift üzerinde bir baskı oluşturur ve gitmeye karar verirler.

Paris’teyken Gerda, Lili’yi çeşitli doktorlara götürür. En sonunda cinsiyet ameliyatı yapabilecek bir doktorla (Prof. Dr. Kurt Warnekros) tanışırlar ve ameliyat zor da olsa başarıyla gerçekleşir. Bu operasyon tarihe ilk cinsiyet değiştirme ameliyatı olarak kaydedilir.

Lili sadece cinsiyetini değiştirmek istemez, aynı zamanda çocuk sahibi de olmak ister. Bunun için riskli bir yumurtalık nakli operasyonu geçirir. Fakat vücudu bunu reddeder ve yumurtalıkların çıkarılması için yeniden ameliyat olur. Yapılan ikinci ameliyatta Lili’nin doğuştan yumurtalık sahibi olduğu yani interseksüel bir birey olduğu gerçeği anlaşılır.

Lili’nin yaşadığı bu zorlu süreçte her zaman yanında olan Gerda ise Fransa’da tanıştığı bir diplomatla evlenir ve Fas’a taşınır.

Tek gayesi çocuk sahibi olmak olan Lili için artık son bir adım kalır: Rahim nakli. Bu ana kadar dört operasyon geçiren Lili, beşinci ameliyatını tamamladıktan bir süre sonra hayatını kaybeder. 13 Eylül 1931’de bir kadın olarak gömülür.

Gerçek sevgiye* sahip Gerda, Lili’nin ölüm haberiyle dağılır. Eşinden ayrılarak Lili ile oturdukları eve, Danimarka’ya geri döner. Boşlukları alkol ile dolduran Gerda, 1940 yılında Kopenhag’taki dairesinde tek başına hayata gözlerini yumar.

Lili’nin hayat hikayesi, 2015 yılında The Danish Girl (Danimarkalı Kız) ismiyle beyaz perdeye taşınmıştır. Lili rolüyle göz kamaştıran Eddie Redmayne, Oscar’da “En İyi Erkek Oyuncu” ödülüne aday olurken film, toplamda dört dalda Oscar adayı olarak gösterilmiştir.

CABA: Film müzikleri ilgi çekici. 19. yy dünya klasiklerini okurken arkada fon müziğiniz olsun isterseniz mutlaka bakın.

*Gerçek sevgi: Herhangi bir kurala bağlı olmayan, her koşulda aynı hissiyatı veren, sorgulanmayan.

Yazan leenathrw

Canlı, hızlı ama çok değil.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Mahrum Kalınmaması Gereken 5 Şarkı ve Klipleri

Köpekler Bize Ne Anlatıyor