in

Çocuk Yapmamak İçin 7 İyi Neden

Neden ürememeliyiz?

İnsanlar çeşitli sebeplerle çocuk yapıyorlar. Öğrenilmiş çaresizlik, aile ve toplum baskısı, hormonal baskılanma, duygusal boşluk, sürüye ayak uydurma, evliliği kurtarmak ya da yaşlılıkta yalnız kalmama kaygısı vs… Liste uzatılabilir, tüm bunların temelindeyse çok daha köklü ve milyonlarca yıllık bir sebep, zorunluluk sandığımız biyolojik bir mekanizma var. Bu bilince çıkarmadığımız bir güdülenme: Türün devamını sağlamak.  Peki türümüz devamının sağlanmasını hak ediyor mu ve biz buna alet olmak zorunda mıyız?

AFM olarak şeytanın gör dediğini görüp, olaya farklı bir açıdan bakmaya çalışacağız ve siz değerli müessese okurlarının üreme iştahını kaçırmaya çalışacağız.

1- Zamanın sana kalsın, kafan rahat olsun!

Bir çocuk büyütmek, o bir yetişkin haline gelinceye kadar çok yoğun bir emek harcamanızı gerektirir. Kendi varoluşunuzdan taviz vermeniz, zevk aldığınız şeylerin pek çoğundan vazgeçmeniz, planlarınızı ertelemeniz ya da yapmayı sevdiğiniz pek çok şeyden feragat etmeniz gerekir. Evet işin doğrusu sinemaya gitmek bile büyük bir lüks olacak sizin için.

Onun bitmek bilmeyen arzularını ya da gereksinimlerini karşılamak için çalışmak, daha çok çalışmak zorunda kalacaksınız. Oysa ki, kardeşlerinizin, kuzenlerinizin, arkadaşlarınızın çocuklarını severek, çocuk özleminizi rahatlıkla dindirebilirsiniz. Siz bakmayın ananızın babanızın torun sevme ihtiraslarına, onlar göçüp gidecek ihale size kalacak. Yeri göğü yıkan feryatlarını susturmak için eline tablet tutuşturmak zorunda kalacağınız o sevimli yavrucak belki de hayalini kurduğunuz kadar sevimli değildir!

2- Kaygı içinde yaşamaya değer mi?

Ateşi mi çıktı, kakası niye cıvık, yemek yerken boğazına bir şey mi kaçacak, okula giderken araba mı çarpacak, sapığın biri mi kaçıracak, amansız bir hastalığa mı yakalanacak, bir meslek sahibi olabilecek mi, arkadaşlarına uyup bonzaiye başlayacak mı gibi sonu gelmeyen sorularla o güzel zihninizi yormak ne kadar akla yatkın? Kaygı dolu geceler yerine deliksiz bir uykuyu kim istemez ki?

3- Çocuk demek para demek!

Çocukları hepimiz severiz ama bir de işin maddi boyutu var. Dünyaya getirdiğiniz çocuğa iyi bir gelecek sağlayabilecek misiniz? Onun sağlıklı, özgüvenli, çok yönlü gelişimini sağlayabilecek ve bu korkunç toplum içinde ayakta kalabilecek kadar güçlü olabilmesi için ona yardımcı olabilecek misiniz? Ona sunmak zorunda olduğunuz olanakların tam olarak kaç para olduğunu hesapladınız mı? Bez parasını, oyuncakları, giysiyi, olası hastane masraflarını ve diğer giderleri bir kenara bırakıp soralım, onu iyi eğitim veren bir okula yollayabilecek misiniz? Malum artık eğitim özelleştirildi ve iyi bir okula kayıt yaptırabilmek neredeyse bir servet tutuyor. Yoksa siz de imam hatiplerde iyi eğitim verildiğini düşünenlerden misiniz?

4- Yapılmışı var!

Her şeye rağmen ben çocuksuz yaşayamam, çocukları çok seviyorum diyenler için de bir çözümümüz var! Yapılmışı var arkadaşlar. Neden kendinizi hamilelik, doğum, doğum sonrası süreçler gibi sıkıntılara sokasınız ki?

Madem çocukları çok seviyorsunuz; savaşlar, göçler, terkedilmişlik ya da ebeveynlerinin ölümü gibi sebeplerle yalnız kalmış ve hayatın acımasızlığıyla yüzleşmiş çocukları evlat edinip, hem bir çocuğun acılarını dindirebilir hem de çocuk özleminizi giderebilirsiniz.

5- Zaten yeterince insan yok mu?

Dünyada yaklaşık 7 milyar homo sapiens var ve bu sayı her geçen saniye biraz daha artıyor. Her yeni birey bitmek bilmeyen tüketim iştahıyla doğanın tahrip olmasına biraz daha katkı sağlıyor. Dünya nüfusunun büyük bölümü kentlerde toplanıyor, beton yığınları içinde, egzoz soluyarak kendilerine dayatılan sahte amaçlar için robot gibi çalışmak ve dünyayı yöneten şirketlere şu ya da bu biçimde kölelik yapmak zorunda kalıyorlar. Kanserojen yiyeceklerle beslenip, dört duvar arasında televizyon karşısında sıkışan hayatlara sahip oluyorlar. Ne dersin onların bitmek bilmeyen köle ihtiyaçları için üremek sence ne kadar mantıklı?

6- Dünyanın sonu geliyor!

Ufukta pek çok kıyamet alameti var! En belirgini küresel ısınma, etkilerini şimdiden hissetmeye başladığımız bu doğal  fenomen çok değil 2040 yılında, büyük çevresel sorunlar yaşanmasına yol açacak. İklim değişecek, Türkiye’nin çok büyük bir bölümü çölleşecek ve insanlar hızla kuzeye göç etmeye başlayacak. Kuzeyin kollarını açıp yavrunuzu bağrına basacağını sanıyorsanız çok iyimsersiniz demektir. İçilebilir su kaynaklarının hızla tükenmesine, yaşanması kuvvetle muhtemel gıda krizlerine falan hiç değinmedim dikkat ederseniz. Dünyaya getirdiğiniz için size küfürler yağdıracak o yavrucağa bu kötülüğü yapmaya hakkınız var mı?

7- Üçüncü Dünya Savaşı çıkacak!

Kahin değilim, tarih bize bunu söylüyor. 20. Yüzyıl iki büyük küresel savaşa şahit oldu. Emperyalistler arası hegemonya mücadelesi bugün yine kızışmış durumda. Irkçılık, yabancı düşmanlığı, ekonomik krizler, çok kutuplu dünyada yükselen güçler, nükleer silahlanma, bölgesel savaşlar, birçok ülkede diktatörlerin seçimlerden zaferle çıkması her şey ama her şey yeni bir savaşın habercisi. Ne dersiniz kulakları sağır eden sirenleri duyduğunuzda çocuğunuzla bir sığınağa koşmak ne kadar hoş sizce?

Yine de çocuk yapmak isteyenler için son söz

Belki dikkat etmişsinizdir, uzaylıların dünyayı istila etmesinden, yapay zeka ve makinelerin diktatörlüğüne, salgın hastalıklardan, dünyaya çarpması olası meteorlara kadar pek çok tehlikeye hiç dikkat çekmedim, çocuğunuzun hafazanallah sağlık sorunlarıyla doğmasına da … Ayrıca ölümlülüğün verdiği ızdırap ve hayatın anlamsızlığıyla baş başa kalan yavrucağınızın yaşayacağı içsel sıkıntılara da hiç değinmedim. Tabii ki karar sizin. Ben ille de üreyeceğim diyorsanız, Allah analı babalı büyütsün, hayrını görün demekten başka da bir şey düşmez bize.

 

Yorumlar

Cevap Yazın
  1. çocuk evin neşesi falan değil ve çocuk yapmanın heyecanı meyecanı yok hepsi kabullenilmişlik çaresizlik

  2. Zavallısın sen yazık sana… O vakit hayvanlar da üremesi hergün gördükleri muameleye baksana. Türleri yok oluyor… Hepsini kısırlaştıralım biz de çocuk yapmayalım dünya sana kalsın değil mi uyanık ergen? Bu arada annenin karnında 15 yaşına kadar yaşamış olmalısın böyle bir yazı yazdıpına göre.

  3. evet çocuk yapmamak bir tercih, saygı duyarım. Fakat sen çocuk yapmadığın sürece eksiksin arkadaşım bunu unutma. Ben 35 Yaşında evlendim ve hemen çocuk yaptım, 35’e kadar senin yaptığın ve yapacağın herşeyi yaptım herkes gibi. Çocuğunun olmasının nasıl bir duygu olduğunu asla bilmeyeceksin. Eksik öleceksin. Evet belki zorlukları vardır vs. ama hayat bu değil mi? Bu mantıkla sadece pasta,baklava,şekerleme ye. Diğer ağzı buran, acı, ekşi hiç bir şey yeme ve öyle öl. Ölürken de sadece bütün ömrün boyunca birçok şey yaptığını sanarak, harika yaşamış gibi poz vererek öl. Ama öyle olmayacak. Ne iş yapıyorsun bilmiyorum ama, en iyi ressam olsan da, steve jobs olsan da, şunu unutma arkadaşım. Bu dünyada yapabileceğin en büyük sanat eseri bir çocuktur. Acıyı, ekşiyi, baharatı vs sevmiyorsan yemek yeme o zaman bence. Serumla beslen;

  4. Çocuk yapan herkes salak bunlari bilmiyo bi sen biliyon ama bilmedigin bisey var çok zekisin anlamissindir sen

    • Ne guzel ozetlemissin. Cocuk sahibi olanlara bak hic birinin hayatta bir amaci yoktur. Para kazanmaya calismaktan baksa.

  5. Çaresizlik ile ne ilgisi var. Birincisi bebek seviyoruz. İkincisi insan seviyoruz. Üçüncüsü eşimizi seviyoruz ve ona benzer aynı zamanda kendimize benzer bir varlık oluşumuna aracı olarak varoluşu yeniden anlayıp anlamlandırıyoruz. Dünyanın sonu falan gelmedi. Karamsarlık yerine barış ve doğa için çalışırsak ölümsüzlük bile bulunabilir hale geldi genetik araştırmaları, yapay zeka vb ile. Üçüncü hep genç ya da orta yaşlı kalmayacağız. Yaşlandığımızda bir su getirene, bir hatır sorana ihtiyaç duyacağımız zamanlar olabilir. Dördüncüsü çağdaş nesillerin devamını sağlamak bir nevi görevdir.

  6. Çocuk yapmayın diye insanlara akıl vermene gerek yok. Eğer bir aile isen çocuk gerekir olmasını engelleyemezsin ama sen evli değilsen belliki gayri meşru yollarla seks yapıyorsun demektir o da senin gibi düşünen biri ile çok karakterli bir insansan bu şekilde sokakta gezemezsin demekki sende o da yok o nedenle bence sen çocuk yapma yapacaklarada yol gösterme.

  7. 29 yaşındayım ve 2 tane oğlum var, doğum öncesi, doğum ve sonrası zorluklar yaşanıyor, dünyada kolay olan bir şey mi var? ama yüzüne bakıp baba diye bir tebessüm etti mi bütün her şeyi unutuyorsun. İşten stresli ve dolu kafayla eve geldiğin zaman kapıyı açar açmaz üstüne sevinçle fırlayan 2 aslan parçası dünyadaki bütün dertleri unutturmaya yetiyor. Yeğenim var ama bana baba demiyorlar, çocukla kıyaslamak çok saçma 🙂

  8. Sevgili yazar ve yazarlar
    Bu yazıyı yazan bir dine sahip değil muhtemelen. Ne hz Musa Ne Hz İsa Ne de Hz Muhammed ümmeti olabilir. Tevratda İncilde Kuranda yaratıcı ve kural koyucu yüce tasarımcı evlen diyor çocuk yap insanlığa faydalı yetiştir sev ve sevil diyor. . bir kazada anne ve baba olma şansını mı kaybettin acısını sevgili insanlardan çıkarmaya çalışıyon. Ya da çocukluğun travmalarla geçti doktora ihtiyacın var. Sevmeyi ve sevilmenin ne olduğunu da bilmiyorsun. Seni mezara robotlar koyacak mutlu ol. Ya da külünü rüzgarda savuracaklar…

    Allah sevmeyi sevilmeyi insanlara faydalı olmayı 8 milyar için yaşamayı nasip etsin… acilen bir doktora gitmelisin !

  9. Buraya yorum yapan arkadaslar kisisel zavalliliklarindan baska bireey yazamamislar. Cocuk evin nesesiymiste bilmemne. Bu maddelere cevap niteliginde bir yazi kaleme alin ciddiye alalim. Duygusal degil gercekci yaklasin konuya.

  10. Allahu teallaa nın emri Hz muhammed efendimizin sünneti oldugunu sakın unutmayın üreyin siz müslümanlar ki Ümmetim in sonsuzlugu dewam etsin temeelde ürememizin esası buna dayalı Sewgili yazar yazını baştan aşagı okudumda Ateistce bi yaklaşım We Allah ‘ın emir we yasaklarından ne kadar uzak olduu Bagırırcasına gösteriyor …Saygılarr … İKRA Allahın emretti kitapları oku cewabını apaçık aalacaksındır . İKRA …

  11. 3 yildir evliyim ve esime de asigim ve cocuk da yapmadik. Muhtemelen de hic yapmayacagiz. Yazara sen gayri mesru seks yapiyorsun demekki demek nedir ya 😁 evlenip bebek yapan arkadaslarimin cogu bosandi. Kalanlarda kari koca iliskilerinde ya aşk olmayan ya da zaten damizlik olarak evlenenler. Yazar bebek seviyoruz diyenlere de cok guzel bi tavsiyede bulunmus. Neden bar olan bebekleri sahiplenmiyorsunuz? Bencilliginizden. Ben kocama benzeyen bir evlat dogurmak isterdim. Beni etkileyen şey ise iler derece kaygı bozukluğu yasatacak olan sevgili ulkem ve dunyanin durumu. Bu yazi sizi sinir etti diye bunkadar cirkinlesmeyin.

  12. Tamam, gerçekçi olalım. Evlat edinme dışındaki tüm maddeleri baştan eliyorum, çünkü orada yazılan her şey tercihtir, çocuk yapmamak nasıl bir tercihse, yapmak da aynı şekilde bir tercihtir ve yapmayana nasıl aaa tü kaka bak çocuk yapmıyor denmiyorsa, yapana da aynı şekilde pislik çocuk yapmış denmez. Denmemeli. Yarım saat şimdi burada niye çocuk yaptım başlıklı bir yorum yazmayacağım, karşı görüşün objektif olamayacağı gibi, bende objektif olamam. Fakat, gelelim evlat edinmeye. Çok istedim, çok uğraştım, ama ülkemizdeki “sistem” bir ekmeği bölüşür yeriz, en azından başının üstünde bir çatı, kalbinde de sevgi olur tarzı bir fikre saygı duymuyor. Sizden bir sürü sağlanması, orta halli bir insansanız, çokta mümkün olmayan maddi şartlar istiyor. Dolayısıyla, basit bir yazıda dahi olsa, saldırgan ve eleştirel bir dille, hatta yargılayan, çocuk yapmayı seçmiş insanlara saldırmamanızı rica ederim, naçizane.

  13. Yazarın çelişkileri var. Dünyayı yöneten şirketlere köle olmaya dokundurup ama aynı zamanda çok iyi bir okula gönderip kariyer sahibi olma kaygısı var. Bu kariyer kaygısı aslında bu sisteme gönüllü çark olma kaygısı değil midir. Kaldı ki hasta olma ateşlenme vs tum sevdiklerimiz için geçerli değil midir. Sadece çocuklarımız için mi kaygılanırız. Son olarak bizler birer homo sapiens isek doğanın verdiği neslin devamlılığını sağla genlerini aktar görevini yerine getir ve çocuk yap.

  14. Bunu mitokondriyal büyük annene sorsana delikanlı! Öncelikle bunları okuyor ve her türlü düşünceyi yazıyorsak tamamen zamanına göre kendini geliştirmiş ve çocuk yapmış atalarımız sayesinde yapıyoruz. 400.000 yıl önceki atalarımız ” ya ne çocuk yapacağız, yediğimiz avlar ve meyveler önümüzde, yemediklerimiz arkamızda” deselerdi burada olamazdık. Peki , dünya küçük, nüfus git gide artan bir balon. Evrim affetmez arkadaslar. Bilinçli insan (her türlü) , bilincini aktaramadığı yeni nesillere sahip olmaz ise , bilinçsiz güçlüler ortama hakim olur. Bu ne demek peki; evrendeki dünya üzerinde bilinç evriminin geriye gitmesi. Bazen fesli dondurmacı gibi diyorum ki ; keşke memeliler değil de dinozorlar galip gelseydi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Comments

comments

Ne düşünüyorsun?

Sinemanın Şairi: Yönetmen Krzysztof Kieslowski ve Dekaloglar

Dissosiyatif Bozukluk Ekseninde Bir Film İncelemesi: Pyscho