in

Wuhan’ın Virüsü

 

“Termo-nükleer enerjiyi öğrendiler değil mi?”

“Evet efendim.”

“Eh, ölçümüz de bu.” Naron güldü.

“Ve yakında uzay gemileriyle gelecek ve federasyonla bağlantı kuracaklar.”

Haberci istemeye istemeye, “Ulu efendim,” diye mırıldandı.

“Gözlemcilerimiz onların henüz uzaya açılmadıklarını bildirdiler.”

Naron şaşırdı. “Hiç mi açılmamışlar? Bir uzay istasyonları da yok mu?”

“Henüz yok efendim.”

“Ama madem termo-nükleer güçleri var… Deneyler ve patlatmalar nerede yapılıyor?”

“Kendi gezegenlerinde, efendim.”

Altı metre boyunda olan Naron ayağa kalkarak

“Kendi gezegenlerinde mi?” diye gürledi.

“Evet, efendim.”

Naron ağır ağır kalemini çıkararak küçük deftere yazdığı son adı çizdi.

O zamana kadar görülmüş bir şey değildi bu.

Ama Naron çok akıllı bir varlıktı ve galaksideki herkes gibi

o kaçınılamayacak sonucu görmüştü.

Naron, “Ahmaklar…” diye homurdandı.

(Isaac Asimov – Ahmaklar’dan)

Çin’in en yetenekli bilim insanları Wuhan’da, laboratuvarlarında, SARS adıyla bilinen virüs üzerinde araştırmalar yapıyorlardı. Bu virüs ilk kez 2003 yılında ortaya çıkmıştı, onlar da o tarihten beri virüsü çeşitli hayvanlara enjekte ederek üzerinde deneyler yapıyorlardı.

SARS -Cov 2, yani COVID-19, bildiğimiz adıyla Korona… Virüs hızla dünyaya yayılırken Avrupa’da herkes birbirine aynı hikâyeyi anlatmaya başlamıştı:

Wuhan’da laboratuvarlarda kullanılan hayvanların birçoğu işleri bittiğinde, enstitünün hemen yakınındaki bir balık pazarına satılıyormuş. Huanan balık pazarına… Laboratuvarda SARS’ın gelişmiş bir türüne enfekte olan bir yarasa, bir gün bu balık pazarına satılmış ve her şey böyle başlamış… Virüs, o yarasayı satın alan ve midesine indiren Çinli bir aileden tüm dünyaya yayılmış.

Yine de hikâyede eksik ve yanlış bir şeyler vardı, çünkü enstitünün yakınındaki balık pazarında yarasa satılmıyordu. Muhtemelen virüs dünyaya ya  laboratuvarda çalışan enfekte olmuş bir görevli ile veya gerçekten laboratuvar dışına çıkarılmış enfekte olmuş bir hayvan ile yayılmıştı.

Çin’de Aralık 2019’da ilk vakalar ortaya çıkarken hiç kimse bu virüsün ne olduğunu, bu kadar tehlike yaratabileceğini, tüm dünyaya yayılacağını bilmiyordu. Virüsün laboratuvarlarında ortaya çıktığını inkar eden Çin Hükümeti 1 Ocak 2020’de Huanan balık pazarını kapattı. 22 Şubat’ta ise Çinli akademisyenler bir makale yayınlayarak virüsün balık pazarından yayılmadığını bildirdiler tüm dünyaya…

Çin Hükümeti laboratuvarlarında inceledikleri virüsün balık pazarından dünyaya yayılmadığını iddia ededursun virüs Batı’ya doğru hızla ilerliyordu. Çin’den Hindistan’a, Hindistan’dan Pakistan’a, İran’a, Yemen’e, Mısır’a, oradan İtalya’ya, İsviçre’ye, Amerika’ya…

Hindistan’da 275 vakadan 25’i ölmüş, Türkiye’de ise enfekte olmuş 670 kişiden 9’u hayatını kaybetmişti. Virüs Batı’da çok daha büyük tahribat yaratıyordu. İsviçre’de 5000’den fazla kişiye bulaşmış, 56 can almıştı, Amerika’da enfekte olmuş 19 bin kişiden 294’ü, İtalya’da ise enfekte olmuş 47 bin kişinin 4 bini kaybedilmişti.

Virüs nereden, nasıl yayılmış olursa olsun bunun tek sorumlusu insan… Asimov’un Ahmaklar öyküsünün farklı bir versiyonunu yaşıyoruz sanki…

Korku büyürken evlerimizde hepimiz aynı soruyu soruyoruz; daha ne kadar sürecek…

Bu kabus ne zaman sona erecek…

Bilmiyoruz…

Yaz geldiğinde, havalar ısındığında ve nem arttığında yayılmasının duracağına dair söylentiler var.

Ancak yeni bir virüs olduğundan nasıl bir seyir izleyeceğini kimse bilmiyor.

Virüslerin hepsi farklı davranır, çoğu sıcak aylarda uykudadır, sonbaharda uyanır.

Amerika, mücadelenin Ağustos’a kadar süreceğini söylüyor, İngiltere ise birkaç ay süreceğini…

Çin, bugün üç ay önce virüsün yayılmasından bu yana yeni bir vaka olmadığını duyurdu.

Bizde bu, ne kadar zaman alır, bilmiyoruz…

O güne kadar sabredip bekleyeceğiz,

Evde kalacağız, ellerimizi yıkayacak, kalabalıktan uzak duracak ve yüzümüze dokunmayacağız…

Bu kabustan birlikte uyanacağız.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Saksıda Biberiye ve Limon Renkli Gündüzler Üzerine


Notice: Trying to get property 'ID' of non-object in /home/akilfiki/public_html/wp-content/themes/bimber/includes/post.php on line 1022

Notice: Trying to get property 'ID' of non-object in /home/akilfiki/public_html/wp-content/themes/bimber/includes/plugins/media-ace.php on line 128

Denizli’de PAÜ Rektörü, Rant İçin Yerli Tohum Merkezini Dozerle Yerle Bir Etti