in

Erdemli Bir Pedofil Olmak Mümkün Mü?

Pedofili Ne Değildir?

Geçtiğimiz yıl Aleyna Tilki’nin 17 yaşında bir genç kız olarak sahne alması, giyimi kuşamı çektiği klip vs. oldukça eleştirildi. Milyonlarca kez seyredilen ‘’Sen olsan Bari’’ videosunun türlü komplo teorileriyle pedofili öğeler içerdiğini iddia edenler dahi oldu. Aleyna Tilki 17 yaşında çektiği bu klipte muhtemelen reşit olmayan ve hukuken çocuk sayılan bir birey olduğu için oldukça çocuksu bir imaj tercih etmişti. Bir çocuk olarak arzu nesnesi haline getirilmesi endişesi taşıyıp eleştiren insanlar bu sefer hiç de çocuk gibi görünmeyen kadınsı hatlara sahip bu seksi kızın, 6 yaşında bir çocuk gibi giydirilmesinden rahatsız oldu. Neyse ki şimdi 18 yaşında ve o sihirli bir sene içinde artık ne olduysa birden çocukluğu ölüp kadınlığı pörtleyiverdi ve artık bir yetişkin olarak bize seks çağrıştırması meşru hale geldi. Oysa görüntüsü hal ve hareketleri bakımından onu 16 yaşındayken tanıdığımız halinden hiç de belirgin bir fark yoktu ortada. Belki de Aleyna Tilki’nin pedofili meselesiyle gündeme gelmesi erkeklerin onu bir çocuk olarak algılamamaları nedeniyle bir tür günah çıkarma meselesiydi. Peki bir pedofil gerçekten Aleyna Tilki ile ilgilenir miydi? Hayır ilgilenmezdi zira pedofiller olgun bir kadına benzeyen, kazık kadar hatta bir çok ülkede cinsel rüşt yaşına erişmiş bir genç kızı cinsel olarak çekici bulmayacaklardır.

Son zamanlarda Alper Erözer adında 13 yaşında ilk albümünü çıkarmış olan 2004 doğumlu bir çocuk şarkıcımız daha oldu. Kendisi sosyal medyada paylaştığı videolarında gözlerini kısıp dudaklarını ısırmakta olsa da, pedofili duyarlılığımızda dahi cinsiyet ayrımcılığımız gün yüzüne çıkıyor olmalı ki bu çocuğun, çocuk istismarcılarının kadrajına girebileceği pek düşünülmüyor. Ya da ben böyle bir duyarlılığa henüz rastlamadım. Daha çok bu çocuğa hayranlık duyan küçük kızların naif sevgi ifadeleri ile dalga geçmekle meşguller.

Bir diğer mesele de çocuklara cinsel istismarda bulunan herkesin pedofil olduğu gibi yanlış bir algıya sahip olunması. Oysa bir çocuk istismarcısı ve pedofil arasında bazı farklar bulunmaktadır. Pedofili  en az 16 yaşında bir kimsenin ergenlik öncesi (genellikle 13 yaşlarında ya da altında olan) çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri, cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel bir rahatsızlıktır. 16 yaşındaki bir gencin pedofili sayılması için de kendisinden en az 5 yaş küçük bir çocuğa cinsel ilgi duyması gerekir. Mesela ’’Çocuk gelin yoktur pedofili vardır’’ söylemiyle bu sorun  pedofili ile açıklanmakta ve çocuk gelin meselesinin altında yatan ekonomik, kültürel, dini ve toplumsal nedenler göz ardı edilmektedir. Gelinler başlık parası, berdel, beşik kertmesi ya da kan bedeli gibi geleneklerle aileye gelir sağlar evlenince de diğer ailenin hane içi iş gücüne katılır. Dinin pekiştirmesiyle geleneksel olarak doğurganlık kazanan kızın kadın olduğu düşünülür ve evlilik için uygun yaşa geldiğine inanılır. Cinsiyet eşitsizliğinin olduğu geleneksel toplumda kadınlar doğuştan ev içi rollere yatkın olarak düşünülür ve kaç yaşında olursa olsun evinin hanımlığını ve eş görevini yerine getirebileceğine yönelik yaygın bir inanış bulunur. Bir çocukla evlilik yapan kimsenin pedofil olmadığını elbette söyleyemeyiz ancak bu sorunun tek nedenini psikoseküel bir hastalığa bağlamamız hiç doğru görünmemektedir.

Bir Çocuk İstismarcısı ve Pedofili Arasındaki Farklar Nelerdir?

Pedofilleri diğer çocuk cinsel istismarcılarından ayıran en önemli özellikleri çocuklara karşı hissettikleri cinsel dürtülerin ve bu dürtüler doğrultusunda çocuklara yaptıklarının yanlış olduğunu genellikle düşünmemeleridir. Kendilerini kurban olarak görmektedirler. Pedofili dışındaki çocuk cinsel istismarcıları, mental ya da ruh sağlığına etki eden bir patolojileri yoksa çocuklara yaptıklarının yanlış olduğunun farkındadırlar ve genel olarak yaptıklarından ötürü pişmanlık duyma ve sorumluluk hissetme yetisine sahiptirler. Kendilerinin kurban olmadığının farkındadırlar. Pedofiller daha çok çocuklara kendilerini çıplak göstermek(exhibitionism), çocuğu soymak, çıplak çocuğa bakmak (voyerism), çocuğun önünde mastürbasyon yapmak gibi pasif davranışları tercih ederler. Pedofiller genel olarak çocukları zorla bu davranışlara maruz bırakmak yerine çocuğu duyarsızlaştırmayı veya fiziksel manipülasyonla yavaş yavaş alıştırmayı tercih ederler ve onlara fiziksel zarar vermezler. Pedofillerin cinsel istismarlarında, diğer çocuk istismar vakalarına oranla penetrasyonun daha az olduğu görülür.

Pedofili, diğer çocuk cinsel istismar vakalarının aksine ani bir kararla ya da duygusal bir bozukluk olarak ortaya çıkmaz. Pedofiller genellikle çocuklara karşı cinsel düşüncelerinin ergenlikten itibaren oluştuğunu rapor etmektedirler. Ancak nadiren ilerleyen dönemde oluştuğunu bildiren pedofilller de bulunmaktadır. Seçtikleri çocuklar kendi akrabaları değildir. Çocukların kolayca ulaşılabilecek olmasından daha çok, ilişkinin devamını sağlayacak ve sevgi gösterileri ile kendisinden kolayca kopmayacak çocukları tercih ederler. Hüküm giymiş pedofilik bireylerin, gerekli önlemler alınmadan topluma bırakıldıklarında aynı davranışları tekrarlayıp yeni kurbanlar edinme oranları, diğer çocuk cinsel istismarcı gruplarına göre çok yüksektir. Pedofiliyi diğer çocuk istismarlarından ayıran bir önemli özelliği ise kişinin son dönemde yaşadığı olaylara, dış etkenlere veya stres faktörlerine bağlı ortaya çıkmamasıdır. Pedofil olmayan cinsel istismarcılarda penetrasyon oranları çok daha yüksektir ve istismar edilen çocukların cinsiyeti genellikle kızdır. Anlık cinsel tatmin, süreklilikten daha ön planda olduğundan düşünmeden çocuğa bedensel zarar verirler. Bu sebepten ötürü de pedofillerin aksine daha çok adli vakalara yansımaktadırlar. Pedofillerin yaklaşık %95’i biseksüeldir. Homoseksüel pedofili görülme oranı ise %9 ve %40 arasındadır. Dolayısyla pedofillerin çocuklara cinsel yönelimlerinin büyük oranda homoseksüel veya biseksüel olduğu söylenebilir.

Pedofili Neden Ortaya Çıkar?

Pedofilik eğilimin gelişiminde birçok faktörün etkili olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu konuda çok sayıda teori ve araştırma bulunmasına karşın henüz hangi risk faktörlerinin daha önemli olduğu veya bu faktörlerin nasıl etkileştiğine dair yeterli deneysel veriler bulunmamaktadır. Bu sebepler; genetik faktörler, nöropsikiyatrik farklılıklar örneğin beynin yapısında frontal anormallikler, temporal lobdaki bozukluklar ve çevresel-sosyal faktörlerdir.

Birçok araştırma ve teori, çevresel ve sosyal faktörlerin pedofili gelişiminde etkili olabileceğini bildirmektedir. Bu teorileri destekler şekilde pedofilik bireyler çoğunlukla çocuklara cinsel saldırı öncesi dürtü ve isteklerinin artmasında çevresel bir stresin rol oynadığını belirtirler. Ek olarak çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunan bireylerin çoğunun çocukluklarında cinsel istismara uğradıkları birçok çalışmada gösterilmiştir. Bir bireyin ileride çocuğa cinsel saldırıda bulunma olasılığını arttırdığı tespit edilen en önemli çevresel neden,kişinin kendisinin çocuklukta cinsel olarak istismara uğramasıdır. Bu ilişki “mağdurluk-saldırganlık döngüsü” veya “mağdur edilmiş-mağdur eden fenomeni” olarak adlandırılır. Bu durumun sıklığı ve yaygınlığı %28 ile %93 arasında çalışmadan çalışmaya, örneklemin nereden ve nasıl alındığına göre çok çeşitlilik gösterir. “Mağdurluk-saldırganlık döngüsü” veya “mağdur edilmiş-mağdur eden fenomeni”ni açıklayan birçok teori bulunmaktadır. Bunların başında saldırganla özdeşim; mağdur durumundan kurtulmak için çocuğun saldırganı örnek alarak yeni ve farklı bir kimlik oluşturma çabası yer alır. Bu durum için ortaya konan diğer açıklamalar; erken yaştaki cinsel istismar nedeniyle oluşan bozuk cinsel uyarılma örüntüsünün oluşması, erken yaştaki cinsel istismara bağlı gelişen hiperseksüel davranışlar, sosyal öğrenme yoluyla pedofilik eğilimin edinilmesidir. Ancak kendisi çocukluğunda cinsel istismara uğrayan birçok bireyin yetişkinlikte istismar eden olmadığı da akılda tutulmalıdır. Ek olarak pedofilik bireylerde yapılan çalışmalarda çocukluğunda cinsel istismara uğradığını belirten bilgilerin bu bireylerin kendilerinden alındığı, davranışlarının hoş görülmesi, daha az ceza alma uğraşları olabileceğinden dolayı gerçek oranın farklı olabileceği akılda tutulmalıdır. Pedofilik özelliklerin ortaya çıkmasında çocukluk döneminde özdeşleşeceği birilerinin olmaması, sosyal bileşenler açısından patolojik bir aile yapısına sahip olmaları, destek sistemlerinden yoksun olmaları sorumlu tutulmaktadır. Pedofilik yapının ortaya çıkmasında çocukluk ve ergenlik dönemindeki gelişimsel ve ailesel faktörlerin etkisine dikkat çeken Tardif ve Van Gijseghemi bu bireylerde gelişim döneminde yaşanan sorunlar nedeniyle ego bütünlüğü ile ilgili sorunlar olabileceğini belirtmişlerdir. Pedofilik bireylerin beden algısı ve ego bütünlüğünü inceledikleri çalışmada pedofilik bireylerde beden algısı ve ego bütünlüğü ile ilgili sorunların daha fazla olduğunu saptamışlar. Pedofilik bireylerin yaklaşık olarak %61’inin sınıf tekrarı yaptığı ya da özel alt sınıflarda eğitim gördükleri ,genel toplum örneklerine oranla daha düşük eğitim düzeyine sahip oldukları ve işsizlik oranlarının yüksek olduğu saptanmıştır.

Pedofili Tedavi Edilebilir Mi?

Pedofili olgularında birey tedaviye istekli değilse hiçbir tedavi yöntemi etkili olmamaktadır. Kendi istekli olmadığı durumda uygulanan psikoterapi, farmakolojik tedavi ve cerrahi kastrasyon gibi bütün tedavi yöntemleri sırasında pedofilik bireylerin eylemde bulunmaya devam ettikleri belirlenmiştir. Uzun süreli psikoterapi, farmakolojik tedavi sonrasında cinsel arzu ve istekte azalma saptanmasına karşın bu bireylerin çocuğa cinsel yönelimlerinde bir farklılık tespit edilmediği için günümüzde pedofilik bireylerin tedavisinde hedef çocuklara cinsel yönelimi değiştirmek olmayıp, yeniden eylemde bulunma oranlarını azaltmaya yöneliktir. Hiç bir tedavi yönteminin bu bireylerde problemli olduğu tespit edilen vicdan ve ahlaki sorumluluk duygusu üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. Pedofilik bireylerin yeniden eylemde bulunma oranlarını azaltmaya yönelik tedavide sıkı adli ve klinik izlem, kimyasal ve cerrahi kastrasyon, psikoterapi ve psikofarmakolojik ilaçlar kullanılmaktadır.

Bu bilgiler ışığında söyleyebilirz ki ,pedofiliyi tanıyan ve ona karşı önlemler alan kanunları düzenlemek büyük önem taşımakta.Cinsel istismar vakalarından pedofiliyi ayırabilecek tıbbi ve adli kadronun yetiştirilmesi bu duruma karşı alınacak en temel önlemlerden biri olmalıdır.

Erdemli Pedofiller

Çocukları istismar eden herkesin pedofil olmaması gibi elbette tüm pedofiller de çocukları istismar etmez. Suç işlemedikleri için poliste de kayıtları olmayan tabu ve şiddet korkusundan cinsel arzularını gizli tutmayı başaran birçok gizli pedofil olduğu mutlaka dikkate alınmalıdır. Ayrıca çocuklara karşı cinsel çekim hisseden ama harekete geçmeyen ‘’erdemli pedofiller’’ denen bir oluşum da halihazırda bulunmakta. James Cantor adında bir seksolog, “erdemli pedofililer” adındaki websitesine destek veriyor (www.virped.org).Bu topluluğun amacı pedofili hastalarının kendileri ile yüzleşmelerini, bilgilenmelerini ve davranışlarını kontrol altında tutmalarını sağlamak ve çocuk tacizi suçunu işlemelerine engel olmak olarak belirtiliyor.

Yazan fionamimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Mutluluk Nedir? 7 Filozofun Gözünden Mutluluk

Tarihin Seksi ve Yetenekli Pin-Up Kızları