in

Tanrısını Yargılayan Miletliler ve JES’e Direnen Kızılcaköylüler

Aydın/Efeler ilçesine bağlı Kızılcaköy’deki arazilerinin yakınına jeotermal enerji santrali yapılmasını istemeyen köylü ile onları ikna etmeye çalışan Vali Yardımcısı Mustafa Kemal Arat arasında yaşanan dialog geçtiğimiz günlerde gündeme oturdu. Köylünün Jandarma tarafından sıkılan biber gazına yönelik şikayeti üzerine Arat’ın, ‘Bir şey olmaz. Bir parçacık biber gazından ne olacak? Yememişsinizdir.’  yanıtını vermesi sosyal medyada oldukça tepki çekti ve bunun üzerine Aydın Valiliği, Mustafa Kemal Arat’ın sözlerine soruşturma başlattı. Vali Yardımcısının kendisine ikram edilen mandalinayı iştahla yiyişinin en az sözleri kadar tepki çektiğini de ekleyelim.

Vali Yardımcısı Arat’ın video boyunca elinden düşürmediği mandalina gibi turunçgillerin yanı sıra özellikle ölümsüzlük ağacı zeytin ve dünyaca ünlü inciri ile meşhurdur Aydın ili. Sadece 10 yıl önce Avrupa’nın 46 şehrinin arasına girerek Dünya Sağlık Örgütü tarafından verilen ‘Sağlıklı Şehir’ sertifikasına iki kez layık görülmüş bir kenttir.

Ancak, dağlarından yağ, ovalarından bal akan bu bereketli topraklar son dönemde faaliyetlerini giderek artıran jeotermallerin çevreye saldığı atıkların kirlettiği nehirden beslenemiyor, incir ve zeytin ağaçları kuruyor, kuşlar ve balıklar ölüyor. Büyük ve küçük baş hayvan doğumlarında anomali ve düşükler görülüyor. Bir zamanlar uzun yaşamın merkezi olduğu düşünülen bölgede kanser vakalarının hızla artmasında da besinlere ve havaya yapışan jeotermal atıkların payınının büyük olduğu düşünülüyor.

Şimdi elden ayaktan düşürülmeye çalışılan delta, Batı Anadolu’nun en büyük nehri olan Büyük Menderes sayesinde eskiden beri oldukça şaşaalı bir hayat yaşamıştır. Afyon-Dinar Su Çıkan mevkiinde doğup 550 km’lik yolu kıvrıla kıvrıla dolaşarak (İngilizce’de başıboş dolaşmak anlamına gelen ‘Meander’ kelimesi buradan türemiştir.) Ege denizine dökülen coşkun Büyük Menderes (Meandros) nehri, antik çağlardan beri geçtiği topraklara bolluk ve bereket taşımış, bu nedenle Heredot, Büyük Menderes nehrinden ‘Çalışan Nehir’ diye bahsetmiştir.

Tanrıyı Mahkemeye Veren Bir Halk: Miletliler

Yunan mitolojisine göre, antik çağlarda Menderes deltasında yaşayan halklar, Menderes nehrine Tanrı Meandros ismini vermişlerdi. Bereket taşıyan sularına adaklar sunmuş, artan coşkusuyla kustuğu öfkesinden korkmuşlardı.

İzmir Arkeoloji Müzesinde sergilenen Tanrı Meandros heykeli

Tanrı Meandros coşkun akıp taştığı bir gün, önüne çıkan ne varsa silip süpürür ve liman kenti Milet’i bataklığa çevirir. Zaman geçip tanrı nehir yatışınca, Milet halkı burnunu dışarı çıkarıp bir de bakar ki ne tarlada ürün ne de ağılda hayvan kalmıştır. Açlıktan kırılan Miletliler, Meandros tanrısının ölçüsüz davranışının cezalandırılıp, hasarın karşılanmasına karar verir. Ve böylece tanrıyı şikayet etmek için Didyma Apollon tapınağının önünde alırlar soluğu. Davacı halktır, davalı ise bir tanrı. Tarihte örneği görülmemiş bir mahkeme kurulur. Tapınağın tek geliri, Milet ve çevresindeki halkların yaptığı bağışlar olunca, Apollon’un yeryüzündeki temsilcileri olan kahin ve rahipler Miletlileri haklı bulur doğal olarak ve Tanrı Meandros’u hasarı karşılamaya mahkum ederler.

Verdiği hasarı tanzim etmeye mahkum edilen Tanrı Meandros, cezasını kabul eder ve yeryüzündeki temsilcilerine gereğini yapmaları için emir verir. Kendisine mahkeme kurulmasını kabul edip sebep olduğu hasarın bedelini ödeyen tanrıya karşı halkın saygısı artar ve ona ‘Adaletli Tanrı’ demeye başlarlar.

Antik çağlarda tanrılarını yargılayan halkların yaşadığı bu coğrafya, incir ağacının betonu delen inadıyla mücadele etmeye devam ediyor, hala!

JES’e karşı direnen Kızılcaköylü kadınların Doğa Hakları Çalıştayında yaptığı konuşma:

Bizde yürek var, yürek! 

 

Ne olmuştu?

Kızılcaköy’de, tarım arazileri üzerine jeotermal enerji santrali kurmak isteyen firma yetkilileri, bazı kişilerden satın alınan 31 dönüm arazinin etrafına tel örgü çekilmesi için geçen pazartesi günü öğle saatlerinde görevlileri iş makineleriyle bölgeye göndermiş, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu çıkmadan yapılan çalışmanın yasaya aykırı olduğunu öne süren köy halkı da tel örgü çevrilmesine karşı direniş başlatmıştı. Firma yetkilerinin arazinin etrafına tel örgüyü çekmesi üzerine tansiyon yeniden yükseldi ve jandarma çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 150 kişilik gruba biber gazıyla müdahale etti. Müdahale sonrası yaralananlar hastaneye kaldırılıp tedavi altına alındı. Direniş geri adım attırdı ve şirket Kızılcaköy’den çekildi.

 

Yazan Juno

juno.afm@gmail.com

3 Yorum

Cevap Yazın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Cesur Yeni Dünya Gerçekten ‘Cesur’ Mu ?

Narcos’u Daha İyi Anlamanızı Sağlayacak 5 Tarihsel Gerçek