in ,

Errrkeklerin Kırılgan Egolarını İncitmeden Başarılı Olma Rehberi

Günümüz iş dünyası artık kadınlara da yönetici pozisyonuna gelme şansı veriyor. Ama elbette bu şansı doğru kullanıp testosteronlu rakipleri gibi saldırgan, itici ya da işinin ehli gözükmemek koşuluyla. Bunun için kadınların kırılgan errrkek egosunu hesaba katmaları ve gerekiyorsa yöneticilik dillerini değiştirmeleri gerekiyor. (Zihninizi standby moduna alıp fikirlerinizin sesini bir süreliğine kıssanız, dünyanın sonu mu gelir hanımlar?)

Bakınız, dünyanın en güçlü ikinci insanı kabul edilen İngiltere Başbakanı Theresa May (En önde ve ortada, mavili) bile bakanlar kurulunun yayılmacı errrkek üyelerinin yanında ne kadar az yer kaplamış, görüyorsunuz. (Manspreading hala olimpik bir spor değil mi? Tühh.)

Kendisi de bir zamanlar ofis çalışanı olan Sarah Cooper’ın yazdığı ‘Erkeklerin Hislerini İncitmeden Başarılı Olmanın Yolları’  isimli kitaptan aldığımız on iki taktiksel yöntem ile kadınlara meydan okuyoruz ki daha az meydan okuyucu olsunlar. (Ağlamakla gülmek arasında bir yerdesiniz, biliyoruz.)

Sevgili beyaz yakalı hanımlar, erkeklerin kırılgan duygularını incitmeden ve onlar için tehdit oluşturmadan liderlik yapmayı sizlere öğretmeyi hedefleyen söz konusu kitaptan alıntıladığımız taktikleri yine sizler için Türkçeye çevirdik. Lütfen işyerlerinizde egzersiz olarak uygulayınız. (Sonra evde manitaya, sokakta Ali Rıza Efendi’ye göre falan uyarlarsınız. Maksat, topluma faydamız dokunsun.)

Ve sevgili erkekler, yemeğin etli tarafı yine size düştü. Hadi yine iyisiniz. (Kıps Kıps)

 

Son teslim tarihini belirlerken, iş ortağınıza işi ne zaman yapması gerektiğini doğrudan söylemeyin. (Cıss) Bunun yerine, ona tarihle ilgili ne düşündüğünü sormalısınız. Böylece  ne yapması gerektiği kendisine dikte ediliyormuş gibi değil, daha çok fikirleri önemseniyormuş gibi hissedecektir.

 

Fikirlerinizi paylaşırken, aşırı güvenli olmanız öldürücü sonuçlar doğurabilir. Erkek iş arkadaşlarınızın sizin gittikçe kibirli birine dönüştüğünüzü düşünmesini istemezsiniz, değil mi? Öyleyse, fikirlerinizi daha az önemliymiş gibi lanse edin ve “ Sadece sesli düşünüyorum”, “Ortaya bir şeyler atıyorum” deyin, “aptalca”, “gelişigüzel” ya da  “delice” bir şeyler paylaşın.

 

E-maillerinizi ünlem ve emojilere boğun ki sözleriniz doğrudan erkek iş arkadaşınızı hedef alıyor gibi görünmesin. Etkili iletişim eksikliğiniz sizi daha cana yakın gösterecektir. (İletişim eksikliği versus cana yakınlık)

 

Olur da erkek iş arkadaşınız herhangi bir toplantıda sizin fikrinizi aşırırsa, ona bunun için teşekkür edin. Fikrinizi ne kadar net bir şekilde açıkladığına dair ona methiyeler düzün. Ve artık şununla yüzleşin, eğer o tekrar etmiş olmasaydı, fikriniz hiçbir zaman duyulmayacaktı.

 

Cinsiyetçi bir yoruma maruz kaldığınızda, tuhaf bir kahkaha savurmak her zaman kilit rol oynar. Kendi gerçek tuhaf kahkahanızı bulana kadar evde pratik yapın, arkadaşlarınızla ve ailenizle olabilir ya da belki ayna karşısında ama mutlaka buna hazırlanın. Sahiden memnunmuşsunuz gibi tınladığından emin olun, ruhunuzu oracıkta teslim ediyor olsanız bile.

 

Bilirsiniz, erkekler herhangi bir konuda açıklama yapmaya bayılırlar. Fakat açıkladığı şeyi siz zaten biliyorsanız, içinizden “İyi de ben bunu zaten biliyorum” demek geçebilir. Geçmesin. Bunun yerine, bırakın size konuyu tekrar tekrar anlatsın. Bu sayede hem o kendini faydalı hissedecek hem de siz bu sürede ondan uzak durmak için neler yapmanız gerektiğini düşünebileceksiniz. (Kazan-Kazan)

 

Bir hataya dikkat çekmek her zaman belli miktarda risk taşır. Bu yüzden, önce hatasını fark ettiğiniz için özür dilemeli ve sonra hatasının hiç kimse tarafından anlaşılmadığından emin olmalısınız. İnsanlar sizin “Ben ne bilirim ki?!” tipi duyarlılıklarınızı takdir edecektir.

 

Müdürünüzden bizzat terfi istemek sizi aç gözlü bir güç meraklısı gibi gösterebilir. Bunun yerine, erkek iş arkadaşınızdan sizin için kefil olmasını isteyin. Söz konusu pozisyon için ideal bir aday olduğunuzu söylesin. Terfiye giden gerçek hamle bu olacaktır.

 

Bazen pek çok insan toplantının başında doğru düzgün tanıtılmaz. Bu sizin başınıza her zaman gelse bile sakın kişisel alıp toplantıyı kesmeye falan kalkmayın. Toplantının hemen ardından katılımcılara yollayacağınız kısa bir not kendinizi tanıtmak için en doğru yol olacaktır, hem de kendinizi fazla önemsiyormuş gibi gözükmeden.

 

Lafınız kesildiğinde konuşmaya devam etmek, hatta sözlerinizi tamamlamak istediğinizi ifade etmek için yanıp tutuşabilirsiniz. Burası tehlikeli bölgedir. Onun yerine, sadece susun. En az dirençle karşılaşmanıza giden yol sessiz kalmaktan geçer.

 

Bir erkekle birlikte çalışırken, tek parmak klavye kullanın. Yetenekli ve hızlı bir kadın oldukça iticidir.

 

Tüm bu yöntemler başarısız olursa, bir bıyık takın gitsin. Böylece daha erkeksi görünürsünüz. Bu hareket, liderlik etme yönteminizi değiştirmeye duyacağınız gereksinimi de bir anda ortadan kaldıracaktır. Bakarsınız hızlı bir terfi bile alırsınız!

Pek çok kadın tehditkar olmayan bir şekilde liderlik etmenin gizli gücünü zaten keşfetmiş durumda. Biz ona  “Gizli Güç” diyoruz; çünkü, bizden başka ne olduğunu bilen yok. Diğerlerinin gözü korkmasın diye gerçek gücümüzü kendimize saklıyoruz. Bu nedenle biz, kurumsal dünyanın gerçek isimsiz kahramanlarıyız.

Yorumlar

Cevap Yazın
  1. gerçekten okuduğum en anlamsız en şoke edici ve en cinsiyetçi ilk 10 yazı arasına girebilir. Feminist bir içerik gibi gözükse de kadının ataerkil toplumdaki yerini kabullenen ve bu mantaliteyle öneriler sunan rezalet bir kitapmış bahsedilen.. Yazar kadın; henüz kendi beynini özgürleştirememiş…. Yukarıda bahsedilen “erkek” davranışları tam olarak; ataerkil yaşayan, ataerkil değerlere sahip ve bunun farkında olmayıp değiştirmeye çalışmayan erkekleri ifade eder. Yazıyı okurken bir ara; bir erkek tarafından yazılmış “kadınları manipüle etme yolları” ya da “güvenli bölgede kalmak için manipüle olun” başlığında bir yazı okuyorum sandım… İçerik üreticisi (tahminen) kadın arkadaş da eğer kadın hakları ve kadının özgürleşmesi üzerine çalışmalar yapan biri ise, ilk önce kendi egosundan sıyrılıp etraflıca düşünen bir birey olmaya çalışsın. Akıl-fikir, muhakeme ettikçe gelişir. Okunan her göreceli düşünceyi; %100 doğru veya gerçek olarak kabul etmek, mantık bilimine aykırıdır.

  2. Ya arkadaş erkeklerin testis denen organlarından mütevellit öyle oturmak zorunda olduklarını kaç bin defa daha söylememiz gerekiyor?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Comments

comments

Ne düşünüyorsun?

“Bir Novella”: Yaşamak- Bir Çaba, Hüseyin Kıran

Ölüm Kavramının Işığında Postmodern Sanatta Beden İmgeleri