in

Ensest ve Tecavüzde Bile Kürtajı Yasaklayan Kanunun Ardından Mağdur Kadınlar Hikayelerini Paylaşıyor

ABD’nin Alabama eyaletinde kürtajı neredeyse tamamen yasaklayan oylamanın ardından kadınlar duygusal hikayelerini paylaşıyor.

Oyuncu Busy Philipps’in kürtaj olan kadınlardan hikayelerini paylaşmalarını istemesiyle sosyal medyada #youknowme (#senbenitanıyorsun) etiketi hızla yayılmaya başladı.

Bu durum, 2017’de cinsel saldırı ve tacize karşı patlak veren ve dünyanın dört bir yanından milyonlarca kadının maruz kaldığı tecavüz, saldırı ve taciz hikayelerini paylaştığı #MeToo hareketiyle benzerlik taşıyor.

Philipps, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Her 4 kadından biri kürtaj oldu. Birçok insan kürtaj olan herhangi birini tanımadığını düşünüyor ama sen beni tanıyorsun (#youknowme)” diye yazdı.

“Öyleyse şöyle yapalım: Siz de 4’te birin içindeyseniz haydi paylaşalım ve bu utanca bir son verelim. #youknowme etiketini kullan ve gerçeği paylaş” diyen Philipps’in bu paylaşımı, 39 bini aşkın beğeni aldı ve neredeyse 8 bin kez paylaşıldı.

Fotoğraf: Independent

Bu gelişmeler Alabama Valisi Kay Ivey’in, çarşamba günü ABD’nin en kısıtlayıcı kürtaj yasası olarak gösterilen tartışmalı tasarıyı imzalamasının ardından yaşandı.

Yeni kanuna göre, hamileliği sonlandırma girişiminde bulunan doktorlar 10 yıl, hamileliği sonlandıran doktorlarsa 99 yıl cezayla karşı karşıya kalabilir. “Kadınlar için ölüm cezası” olarak nitelendirilen katı kürtaj yasağında, tecavüz ve ensest vakalarında bile kürtaj yapılması suç sayılıyor.

Alabama Valisi Kay Ivey, yeni kanunun ABD Yüksek Mahkemesi’nin ülke çapında kürtajı yasallaştıran 1973 tarihli Roe v. Wade kararı nedeniyle “uygulanamaz” olabileceğini ancak tasarının Yüksek Mahkeme’nin bu kararıyla mücadele etmek amacıyla geçtiğini söyledi.

Oyuncu Busy Philipps, geçen hafta E! kanalındaki talk şov programı Busy Tonight’ta, gençliğinde kürtaj olduğunu anlattı.

“Belki orada otururken kürtaj yaptıracak bir kadın tanımadığınızı düşünüyorsunuz ama beni tanıyorsunuz. 15 yaşındayken kürtaj oldum” diyen Philipps, duygusal anlar yaşadı. Philipps sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu size anlatıyorum çünkü bu ülkedeki kadınlar ve genç kızlar için gerçekten çok korkuyorum. Daha fazla konuşmamız ve hikayelerimizi daha fazla paylaşmamız gerektiğini düşünüyorum.”

Yüzlerce kadın çarşamba günü Philipps’in hikayelerin paylaşılması çağrısına yanıt verdi.

Bir Twitter kullanıcısı yaptığı paylaşımda, “19 yaşındaydım. Üniversitedeydim. Doğum kontrol hapı kullanıyordum. Yoksulluktan kurtulmak için yapmam gereken her şeyi yapıyordum” derken, bir başka kullanıcı şunları yazdı:

“16 yaşındaydım. Okuldaki gönüllü öğretmenlerin biri tarafından tecavüze uğradım. Fetüs iç kanamaya yol açmıştı ve 15 dakika içinde ölecektim. Lise 2. sınıftaydım. Bir adamın seçimi yüzünden ölüyordum. Her halükarda ya ben ya da fetüs ölecekti.”

Bir kadınsa 22 yaşındaki kürtaj tecrübesini şöyle tarif etti:

“Çok korkutucu, dengesiz bir ilişkim vardı. Annemin bir yıl önceki ölümünün ardından yas tutuyordum. O sabah dizlerimin üzerine çöküp dua ettim. Ağladım ve ağladım. Pişman değilim.”

Bir Twitter kullanıcısı, gençliğinde başka hamile kızlarla birlikte yasa dışı yollarla kürtaj olmak zorunda kalan yaşlı komşusunun kendisiyle paylaştığı hikayesini anlatırken, “Bir kızın kanaması olmuş ve ölmüş. Hikayeyi anlatırken hala titriyor” ifadelerini kullandı.

ABD’li yazar Jessica Valenti, “Kızım 3 yaşındayken yaptırdığım sağlık ve hayat kurtaran kürtaj sayesinde buradayım ve muhteşem kızıma annelik yapabiliyorum” derken, bir Twitter kullanıcısı da şunları yazdı:

“20’lerimin başlarında kürtaj oldum. Hiç pişman değilim. Çünkü seçme hakkımı kullanabildim. Şimdi çocuklarıma iyi bir yaşam sunabiliyorum”

Aktör Jon Creyer ise bedensel özerkliğin temel bir insani hak olduğunu vurgulayarak kadınların da bunu hak ettiğini söyledi.

Bir başka kullanıcı, “Beni neredeyse öldürecek dış gebelik yüzünden kürtaj olmuştum. Alabama’da ölebilir ya da ceza alabilirdim. İğrenç!” dedi.

The Good Place dizisinde rol alan Jameela Jamil de bir zamanlar kürtaj olduğunu açıkladı.

Jamil, “Şimdiye kadar verdiğim en iyi karardı. Hem ben, hem de istemediğim, duygusal, psikolojik ve finansal olarak hazır olmadığım bebek için” dedi.

Alabamalı milletvekiller, ABD’deki kürtajları Yahudi soykırımı ve yakın zamandaki diğer soykırımlara benzetiyor. Yahudi aktivistler ve kürtaj hakkı savunucularıysa tasarıyı “çok saldırgan” olarak niteliyor.

ABD’de diğer birçok eyalette de politikacılar, Georgia eyaletindeki “kalp atışı yasasına” benzer kürtajı kısıtlayan tasarılar öneriyor. 16 başka eyalet de kürtaja yeni kısıtlamalar getirmeye çalışıyor.

Kentucky, Mississippi, Ohio ve Georgia, bebeğin kalp atışının tespit edilmesiyle kürtajı yasaklayan yasağı onayladı. Bebeğin kalp atışı hamileliğin 6. haftasında oluşabilir ve bu sürede çoğu kadın hamile olduğunun farkında olmayabilir.

Alabama kararını destekleyenler, yasanın mahkemede engelleneceğini öngörüyor ancak Yüksek Mahkeme’de temyize gidileceğini umuyor. Roe v. Wade kararının yürürlükten kaldırılacağı ya da ABD Başkanı Donald Trump tarafından atanan yeni muhafazakar yargıçlar Neil Gorsuch ve Brett Kavanaugh’la birlikte radikal bir biçimde yavaş yavaş yok edilebileceği belirtiliyor.

Tartışmalı Alabama tasarısıyla mücadele edecek Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği avukatlarından Alexa Kolbi-Molinas, “Hayal kırıklığına uğradık ama savaşmaya hazırız. Alabama’nın yaptığı, ulusal koordineli bir stratejinin parçası olarak kürtajı tüm kadınlar için ulaşılmaz kılmak. Mahkemeye gidip bunun gerçekleşmediğinden emin olacağız” dedi.

Alabama’nın yıllardır kürtajı ortadan kaldırmak için çalıştığını belirten Kolbi-Molinas, “Ancak dün gece olan ve Kentucky, Mississippi, Ohio ve Georgia’da olanlar politikacıların gerçek yüzlerini göstermelerini sağladı. Son yıllarda kürtaja karşı eşi görülmemiş ve yoğun saldırılar yapıyorlar. Kanun yürürlüğe girseydi, çok yıkıcı olurdu” dedi.

Kaynak: Maya Oppenheim | Independent

Yazan Müessese

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Comments

comments

Ser Verip Sır Vermeyen Devrimci: İbrahim Kaypakkaya

Sahte Haberlere Neden İnanıyoruz?