in

Telafisiz Bir Ceza İdam: “14 Yaşında İdam Edilen George Stinney, Suçsuz Bir Çocuktu!”

George Stinney, 1944 yılında 14 yaşında suçlandığı cinayetten yaklaşık 3 ay sonra sadece 2,5 saat süren bir davanın hükmüyle idam edilen siyah bir genç çocuktu. İdam karşıtı mücadelenin simgeleri arasına giren bu çocuk, öldürülüşünden 70 yıl sonra Amerikan anayasasının altıncı revizyonundaki “adil yargılanma hakkı”ndaki ihlale dayanarak 2014 yılındaki davada suçsuz bulundu.

1800’lü yıllardan sonra ABD’de idam edilen en genç kişi olan George, 11 yaşındaki Betty June Binnicker ve 8 yaşındaki Mary EmmaThames’i öldürmekle suçlanmıştı. İki küçük kız, kafalarına aldıkları şiddetli çekiş darbeleriyle öldürülmüştü. Adli tıp raporuna göre 11 yaşındaki Betty June’da  cinsel saldırının işaretleri vardı ve cesetler suya atılmıştı. Çekiç ise kızların bisikletlerinin 18 metre kadar ilerisinde bulundu. Polis tutanağına göre çekiç, George Stinney’in itirafı ile bulunmuştu. Ancak bu tutanakta George’un imzası yoktu ve mahkeme sürecinde de hiçbir itirafta bulunmamıştı. Cinayeti onun işlediğine dair hiçbir fiziksel delil veya görgü tanığı da yoktu.

Stinney infaz edilmek için getirildiğinde kolunun altındaki İncil, boyu yetmediği için infaz koltuğunda  yükseltici olarak kullanılmıştı. Yetişkin mahkumlar için kullanılan elektrotlar kafasına uymamış, yüzünü kapatan maske suratında zar zor durmuştu.Bu yüzden üç kez elektrik verilmek zorunda kalınarak infaz edilmişti.

Bu idam kararının alındığı dönem ABD’de ırkçılığın şiddetli şekilde yaşandığı bir dönemdi ve infaz kararını veren jüri beyaz Amerikalılardan oluşuyordu.

Telafisi olmayan bir ceza olan idam cezası sıklıkla ayrımcılık sorununu ortaya koyan kararların tartışılmasına neden olmuştur. Yoksulluk, ırksal, etnik ya da dini bir azınlığa mensup olmak ölüm cezasına mahkum edilme olasılığını arttıran faktörlerdir. Toplumun dışına itilmiş grupların kendilerini savunmak için ihtiyaçları olan yasal imkanlara erişiminin daha az olması da en önemli nedenlerdendir.

Uluslararası Af Örgütü ise 1980’den bu yana ölüm cezasının kaldırılması için mücadele etmektedir. Çünkü  idam cezası geri çevrilemez bir cezadır ve masum bir insanı infaz etme riski hiçbir zaman tam olarak ortadan kaldırılamamaktadır. 1973’ten bu yana ölüm cezası verilmiş 150 Amerikalı mahkum temize çıkarılmıştır. Özellikle DNA araştırması teknolojisinin gelişmesiyle yıllar evvel idam cezası verilmiş pek çok kişinin suçsuzlukları bilimsel olarak da kanıtlanabilmiştir. Ayrıca ciddi şüphelerin olmasına rağmen infaz edilen ve daha sonra hazırlanan raporların, ortaya konan delillerin yorumlanmasında hatalar yapıldığına dair güçlü eleştiriler öne sürülerek  tekrar açılan dava dosyaları da bulunmaktadır. İdam caydırıcı bir unsur değildir. Yaygın bir şekilde infaz gerçekleştiren ülkeler, ölüm cezasının insanları suç işlemekten caydırdığını ileri sürmekte olsalar da suç oranları bunu kanıtlar nitelikte değildir.Siyasi bir araç olarak da kullanılan idam bazı ülkelerde siyasi muhalifleri cezalandırmak için kullanılmaktadır.

Rasyonel hukuk sistemi bir öç aracı olmamalı ve adalet kişilerin duygusal tatminine hizmet için kullanılmamalıdır. Hukukun amacı, toplumdaki düzeni sağlayacak ve suçu azaltacak yaptırımları uygulamaktır.

George Stinney ve idam edildikten sonra masumiyetleri teslim edilen tüm idam mahkumları, idam cezasının uygulanması tartışmalarının yoğun şekilde yaşandığı bugünlerde adil yargılamaya olan inancımızı ve hata payını  gözden geçirmemizde umarım bize yardımcı olabilir.

İdam cezasına eleştirel bir bakış sağlayacak popüler ve çarpıcı bir film önerisi:

The Life Of David Gale / İMBD puan: 7.6

  • Kevin Spacey filmde, Teksas’ta idam karşıtı bir üniversite profesörünü canlandırıyor. Ancak önce tecavüz, sonra da adam öldürme suçundan mahkum ediliyor. Kate Winslet ise idama üç gün kala mahkumla röportaj yapmak üzere görevlendiriliyor…

Yazan fionamimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sonun Başlangıcı: Plastik Yiyen Mantar Keşfedildi

Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz?