in

Toplumsal Cinsiyet, Kalıp Yargılar ve Roller

Siz hiç duydunuz mu bir kadına ev işlerine yardım ediyor musun diye sorulduğunu?

Kalıp yargılar insanların cinsiyetine göre onlardan beklenen davranışlar ve rollerdir. Bizler toplum olarak karşımızdaki insanların bu rollere uygun bir çerçevede davranmasını bekleriz. Beklediğimiz çerçevenin dışında olan davranışları da yadırgarız. Ya da, aslında yanlış da olsa yadırgamayız. Çünkü bu roller bize çocukluğumuzdan beri açık veya farkında olmadan öğretilmiş olan davranışlardır. Mesela hanım olmak. Küçük bir kız çocuğu yaramazlık yaptığında hanım ol bakayım derlerdi eskiden. Hanım olmanın da duruş şekli vardı. Kollar önden bağlanmış bacak bacak üstüne atılmış oturma şekli. Yanı aslında burada kadına öğretilen bence, küçülme eğilimi yani yer kaplamama, oturduğun vücut pozisyonunu daraltma. Ne kadar küçük yer kaplayarak oturursan o kadar hanım hanımcık olursun. Derli toplu oturmak çok güzel bir şey ama sadece kadın için değil erkek için de çok güzel bir şey. Erkeğin oturma şekli ise tam tersi kollar ve bacaklar açık olabildiğince geniş. Yani erkekte de yer kaplama genişleme eğilimi oluşturuluyor. Toplu taşıma araçlarında da dikkat edersek kadınlarda yer kaplamama erkeklerde ise yer kaplama durumu var. Şimdi bir kadın bacakları ve kolları açık oturduğu zaman hepimiz bu davranışı yadırgıyoruz. Erkek bu şekilde oturduğu zaman eğer bize rahatsızlık vermiyorsa, temas etmiyorsa yadırgamıyoruz hatta farkına bile varmıyoruz.

Bu toplumsal cinsiyet ve kadına verilen roller reklamlarda da mevcut. Bir deterjan markasının yaptığı reklamda bir çocuk benim annem süper kahraman diyordu. Çünkü annesi hem çalışıyor, hem de her şeye yetişebiliyordu. Yine başka bir reklam filminde bir çocuk benim babam doktor ama annem, hem doktor, hem aşçı, hem mühendis, hem pastacı, hemde ayakkabı bağlayıcısı diyordu. Yanı yine bir kahraman anne modeli. Anne olunca demek ki süper kahraman olmak gerekli. Farkında olmadan böyle reklamlar, iyi bir şeymiş gibi görünse de kadınlar üzerindeki beklentiyi arttırıyor bence. Babalar için böyle bir reklam filmi yok mesela. Erkek sadece bir iş yapsın yeter. Doktor ise doktor, işci ise işçi, mühendis ise mühendis olması yeterli. Erkekler için deterjan da yok, tava da yok, küçük ev aleti de yok. Hepsi kadınlar için, süper kadınların işlerini kolaylaştırmak için. Eskiden kadınlar çalışmadığı için doğal olarak evde çalışıyorlardı. Ev işlerinin tümü kadına aitti. Ama şimdi çoğu kadın çalışıyor ama ev işlerinin tümü yine kadına ait. Erkek ev işi yapınca kendi işini yapıyor değil de, eşinin işine yardım ediyor gibi bir algı var. Hep sormaz mıyız eşin ev işlerine yardım ediyor mu diye? Hiç duydunuz mu bir kadına ev işlerine yardım ediyor musun diye sorulduğunu?

Toplum geliştikçe, bilinçlendikçe, özellikle anneler gelişip bilinçlendikçe çocuklarını farklı yetiştiriyor. Oğlu olan anneler artık oğluma ev işi öğretiyorum yarın öbür gün evlendiğinde eşi çalışacak hayatı birlikte paylaşsınlar diyorlar. Sadece evlenip hayatı paylaşmak da değil aslında, kadın erkek fark etmez herkesin hayatta tek başına kimseye muhtaç olmadan, yaşama becerisi olması gerekir.

Bir Yorum

Cevap Yazın
  1. Bu doğru. Oyuncaklar, giysiler, eşyalar, boyalar, araba modelleri hepsi cinsiyete göre sınıflandırılmış durumdalar. Hatta tarayıcımızdaki çerezler bize cinsiyetimize göre reklam gelmesini sağlıyor. Hatta bazen kadınlara sunulan makyaj malzemeleri gibi erkeklere de sert görünüşü sağlayacak mesela Alice Cooper’ınki gibi yüzünü boyayarak daha korkunç görüneceği savaş boyaları, metal kolluklar demirden ayakkabılar vs. neden moda olmadı, nasıl böyle bir sektör oluşmadı diye düşünmeden edemiyorum. Keza reklamlarda ne pompalansa alıyoruz.
    Erkeğin dominant oluşunu iktidarın aile içinde erkek üzerinden aileyi kontrol edişiyle paralel olduğunu düşünüyorum. Ünlü Türk aile yapısı, Toplumun gelenekleri vs. yapılanmalarına eklemlenmiş şekilde var oluyor. Dolayısı ile yumurta pişirememeyi bile bir erkeklik olarak görüyoruz. Yemek yapamıyor, çamaşırını yıkayamıyor, kendine bakamıyor oluşumuzun bir nedeni var, çünkü bu da feminen erkek olarak tanımlanmış.
    Erkeklik ve bunun sonucunda sakallılığın dışındakiler ikinci sınıf ve tanımdaki en! erkeğe hizmet etmeye programlı bir toplum görüşü hakim. Kadın bu tür erkeği eş olarak seçiyor, kendi çocuğunu buna göre yetiştiriyor, yeni nesil bu bilgiyle var oluyor, irili ufaklı tüm iktidar cinsi bu tür erkeği seçip iş veriyor, ailenin başı, kendisinin bir parçası olarak kendi normalini çiziyor.
    Tıpkı evrimdeki tesadüf olayını burada da yaşıyoruz. Örneğin Antarktika’da genetik çeşitlilikte 100 ayıdan bir tanesi beyaz doğuyor. Beyaz ayı karda daha iyi saklanıp besleniyor. Daha uzun yaşıyor daha çok çiftleşiyor. Böylece beyaz ayı diğer boz ayıları eliyor. Sakallı da böylece çiftleşiyor ürüyor. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Dinler ve Mabetleri

Beni Öldürdüler