in ,

Tır Şoförlüğünden Heykeltıraşlığa: Kurumuş Dallara Can Veren Adam

EXPO 2016’da Burdur Valiliğinin öncülüğündeki Lisinia Proje Standı’na yaptığı heykellerle ilgi çeken Durul Bakan, tır şoförlüğü yaparken nasıl bir anda her şeyi bırakıp ağaç dallarından heykel yapmaya başladığının hikayesini anlatıyor.

İş nedeniyle uzun süre Antalya’da yaşayan Durul Bakan, Burdurlu.1971’de İstanbul’da doğmuş, 2011 yılına kadar kendisine ait tırla nakliye işi yapmış fakat ömrü hep mutlu bir iş hayaliyle geçmiş. Zaten en iyi yaptığı işin de hayal kurmak olduğunu söylüyor. Nakliye işini bıraktıktan sonra Antalya’da bir heykel atölyesine yatırımcı olarak gidiyor ama orada da aradığı mutluluğu bulamıyor. Üstüne bir de atölyede kullanılan kimyasal maddelerden dolayı rahatsızlanıyor. “Elimde biraz para vardı. Normalde ev almam gerekir ama ben birazını eşime verip, yaklaşık iki yıl avarelik yaptım” diyen Durul Bakan, 2 yıl boyunca da ne yapacağını bilmez bir şekilde deniz kenarından, dere yataklarından ağaç dalları toplamış ve en iyi yaptığı işle buluşturduğu dalları, hayal gücünü kullanarak heykelleştirmeye başlamış.

Burdur Valiliğinin EXPO 2016’daki Lisinia Proje Standı’na ağaç dallarından iki insan figürü ve teke heykeli veren Durul Bakan’ın bir de Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda kürsü olarak kullanılan boğa heykeli var. Bakan, son olarak da Lisinia Yaban Hayatı ve Rehabilitasyon Merkezi’ne ardıç dallarından 8 metre genişliğinde, 4 metre uzunluğunda Yılan Kartalı heykeli yaptı. Bugüne kadar ağaç dallarından yapılan en büyük heykelle adından sıkça söz ettirmeyi başaran Bakan, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek için de başvuruya hazırlanıyor.

Zaman insanları esir alıyor, zihinleri köleleştiriyor

Doğa ve yaşamla ilgili bazı kaygılarını paylaşan Durul Bakan, “İnsanların kurduğu sistem, insanlara tuzak oldu” diyor, zamanın insanları esir aldığını, zihinleri köleleştirdiğini vurguluyor. Oyun diye tabir ettiği işini nasıl yapmaya başladığını anlatan Bakan “Uzun yıllar maden ocaklarından çimento fabrikalarına nakliye yaptım. O yıllarda üzüntü birikimi fazlaca oldu. Tabiatın yok oluşuna bire bir tanık oluyorsunuz. Son yıllarda süt nakliyesi yapıyordum ve 2011 yılında bıraktım. Heykele olan ilgimden dolayı, Antalya’da bir heykel atölyesine yatırımcı olarak gittim. İçimde farklı bir aşk, tutku vardı ve hep bir arayış içindeydim. Nakliye sektöründe hiç mutlu değildim. Hem geçinmek zorundaydım hem de mutlu olmak istiyordum. İnsan var oluşunun temelini mutluluk olarak kurmalı. Dünya kollarına saat takıp zamanın esiri olmuş insanlarla dolu. Benim için zaman çok önemli. Dünyadaki en kıymetli şey benim için zaman ama bu kendi biyolojik saatimize göre olmalı. Ben zamana tutsak olmayıp, zamanı tutsak alıyorum. Pazar günleri istersem çalışırım, istemezsem çalışmam. Başka günler içinde geçerli. Aslında ben çalışmıyorum oyun oynuyorum.’’ diyor.https://www.instagram.com/p/BKsMEuwgBbk/?hl=tr&taken-by=durulbakan

Güzel olan doğanın kusurlu yanıdır

Yaptığı heykellerde sadece at, kartal ve geyik gibi objeleri anlatmayıp, onların altında çok başka anlamların olduğunu ifade eden Bakan, “Doğanın, tabiatın kendi estetiğini, kendi içinde barındırdığı estetiği anlatıyorum. Benim en büyük çalışma arkadaşım tabiat. O malzemeleri hazırlıyor, ben bir araya getirerek eser yaratıyorum. Ortaya da çok güzel eserler çıkıyor. Bu süre içerisinde kendinize bir duruş, felsefe geliştiriyorsunuz. Hayat basittir, basitliklerle güzeldir ve kusurlar kimliktir. Benim bu çalıştığım parçalar hep kusurlu parçadır. Bir marangoz eğri bir parça kullanmaz ama güzel olan onun kusurlu yanı. Ben bu kusurları kimlik olarak ön plana çıkardığım için farklı oluyor. Son yaptığım Yılan Kartalı’ndaki ardıç parçaları hep kusurlu ve bugüne kadar kimse toplamamış. Doğru gözle bakaldığında ortaya çok güzel şeyler çıkıyor. Çalıştığım eserler ne satışa sunulacak ne de yakacak parçalar.” diyerek estetiğe ilişkin görüşlerini ifade ediyor.

Sadece hayalgücümü kullanırım, teknik çizim yapmam

“Düşünsenize siz bir ağaç dalısınız, görevinizi bitiriyorsunuz, yağmur yağıyor küçük bir akıntıya karışıyorsunuz, daha büyük yağmur yağıyor büyük bir akıntıya karışıyorsunuz ve sonunda denize dökülen bir dereye ulaşıp dalgalarla kıyıya vuruyorsunuz. Bu süre 30-35 yılı buluyor ve geçen sürede ağaç dalı o kadar güzelleşiyor ki anlatamam.” diyen Durul Bakan “Ben bu işi yaparken teknik çizimler yapmam. Tamamen hayal gücümü kullanıyorum. Normalde yapılan mermer ve çamur heykellerde dışarıdan içeriye doğru oyarak yapılır. Ben ise içeriden dışarıya doğru yapıyorum. Dalları da vidalama ve çiviyle tutturuyorum. Burdur’daki Tarım ve Hayvancılık Fuarında kullanılması için boğa çalışmamı göndermiştim. Bine yakın parça vardı içinde. Ortalama 10 parçasını ucundan kesmişimdir. Ben doğanın verdiği gibi kullanıyorum. 26-27 çalışmam var ve hepsine yapamayacağım korkusuyla başladım. Çalışmalarda hayvanın anatomik yapısını bilmek lazım. Buna dikkat ederek çalışıyorum.” sözleriyle çalışma tekniği hakkında bilgi veriyor.

Ağaç katliamına son verilmeli

Herhangi bir sanat eğitimi bulunmayan Durul Bakan’ın Yunanistan ve Dubai gibi ülkelere gönderdiği çalışmaları da bulunuyor.Türkiye’de ağaç heykelciliğini çok az kişinin yaptığını dile getiren Bakan, ağaç katliamına son verilmesi gerektiğini, bu doğal atıkların dönüştürülebilir yanını göstererek kitlelere sesini duyurmak istediğini belirtiyor. Eserlerine bir fiyat biçmediğinin de altını çizen Bakan, sanatının beğenilmesi ve takdir edilmesinin en büyük mutluluğu olduğunu aktarıyor. Elindeki siparişlerden dolayı çok yoğun olduğunu, bir eserin bir buçuk aydan önce bitmediğini, bugüne kadar yaptığı en düşük ücretli eserin 23 bin, en yükseğinin ise 150 bin liraya sattığını belirtiyor. Ayrıca herkesin sahip olduğu sanat atölyesine gelip çalışabileceğini ifade ediyor.

Yazan fionamimi

8 Yorum

Cevap Yazın
  1. Hayranlıkla okudum.Ülkemde böyle insanların varlığı umudumu kaybetmeme sebebim.Kutluyorum.Kimbilir bundan sonra da nasıl güzel yapıtlar gelecek.Heyecanla bekliyorum.

  2. Sanatçı kimdir? Bence hisleri, anlattıkları, hayata bakışı ve zaman kavramına yönelik oluşturduğu felsefe ve yaptıkları bu sorunun yanıtını veriyor.

  3. Muhtesem…yalniz kafama bir sey takildi nasil korunacak böcek kurt vesaireden …tek kelimeyle olaganüstü…yerinde görmek isterdim…

  4. Eserlerin yanında hikayeye de bayıldım. Kutluyorum kendisini.zamanın, düzenin, paranın esiri olmaktan kurtulmuş.Yüreğinin götürdüğü yere gidebilmiş sayılı insanlardan,yürekten kutluyorum.Bende eserleri görebilmek isterdim.

  5. sen ne güzel bi insansın durul abi.hayat hikayene ayrı sanatına ayrı dünya görüşüne ayrı hayran kaldım iyiki varsın dünyaya dair umutlarimin yeşerme sebebisin.sevgilerle

  6. Lisinia’yı ziyaret ettiğimizde biz de çok büyülendik . Çok yetenekli ve başarılı bir insan . Tebrik ederiz .

  7. Tüylerim diken diken oldu. Nasıl hoşuma gitti. Ülkemde bu güzel gönüller var olduğu sürece biz biz olacağız..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Erkeğin Cinsel Doğası ve Şiddet

Çağımızın Bir Dahisi: Peter Watkins