in

Rus Beşleri’nin Aykırı Bestecisi Mussorgsky ve “Bir Sergiden Tablolar”ı Üzerine

Bir mesleği icra eden insanların birbirlerini daha iyi anlaması şaşılacak şey değildir. Aynı şey sanatçılar arasında da geçerlidir. Sanatta da sanatçıyı daha iyi anlayan yine sanatçıdır. Oysa herkese hitap etmiyor muydu sanat? Evet! Halk için yapılmalı. Ama anlamak; -eseri değil-  nedenini, öncesini sonrasını, nasılını, yaratımdaki acıyı! Galiba sadece bu zümrenin alanı oluyor bu hissedişler. Üstelik 19.yy Rusya’sında geçiyorsa bahsimiz, aydınların “karşı çıkma eylemi”; edebiyatta, edebiyatçıları biçimlerin içine betimleri sokma yeteneğiyle, müzikte ise, yeni bir akım oluşturduğunun farkında olmayan fakat ifadeciliğin babası olarak anılacak adamların çıkmasına yol açacaktı.

Rus despotizmine karşı arayışlar, toplumsal siyasal bilinci öylesine geliştirmişti ki; “sanat sanat içindir” gibi bir ilkenin yerleşmesine bile imkan tanımadan “etkin” sanatçı yaratıp, müzikte ana fikri Rus halk müziğinden alıp geleneksel modları (ton sistemini) mükemmelleştirip, tarihine yakışır bir “Aydınlanma Çağı” yaşatmıştır. Tabi ki bu alanda konu müzikse sırada “Rus Beşleri” vardır ki ayrı bir başlıkta, ele alınıp incelenmesi gerekir. Çünkü yeteneklerini ayrı ayrı geliştiren fakat yöneldikleri amaçları belirleyip bir grup oluşturduklarını bildiğimiz bu müzisyenlerin saygı ve yoldaşlık örgüleri çok önemlidir benim için. Örneğin Korsakov ile aynı odayı paylaşan Mussorgsky (1839-1881) düzensiz, alkol bağımlısı ve oldukça dağınık biriymiş. O kadar ki; bazı eserleri öldükten yıllar sonra ortaya çıkmış “Bir Sergiden Tablolar” gibi… Bazıları da nedenli ya da nedensiz bitirilmemiş bulunmuş, Soroçinsk Panayırı gibi. İşte Korsakov kadim dostunun bu operasını tamamlamış; yine Rus beşlerinden olan Borodin’in “Prens İgor” operasını Glazunov ile birlikte tamamladığı gibi.

Mily Balakirev, Cesar Cui, Alexander Borodin, Modest Mussorgsky, Nikolai Rimksy-Korsakov

Ama Mussorgsky hep bir başkadır benim nezdimde. İnce, uyanık bir duyarlılığa sahip. Olayları olduğu gibi saptıyor. Müziğinin daima konusu var ve daima bir şeyler söylemek istiyor. Halkını iyi biliyor. Halktan gelmiş; askeri okulda okumuş, ama tayin edildiği bölgeye gitmemiş. Sakin, kızgın, isyancı, çocuk gibidir.

Şimdi; 1873’te bir kış gecesi, sokak ortasında ölen ressam arkadaşı Viktor Hartmann’ın St. Petersburg Güzel Sanatlar Akademisi’nde bulunan sulu boya resimlerinin sergisini (ressam dostunun ölümünden bir yıl sonra) dolaşan Mussorgsky, bu resimlerden onunu “Bir Sergiden Tablolar” isimli eseriyle yorumlar ve “izlenimciliğin ilk bestecisi” olarak tarihe geçer.

Önerdiğim bu video Mussorgsky’nin bestelediği piyano eseridir.

Besteyi Tercihen Ravel’in 1922’de orkestraya uyarladığı senfonik şiir şeklinde de dinleyebilrsiniz.

Eser sergiyi görmeye gelen ziyaretçinin resimden resme gidişini anlatan bir “gezi müziği”yle başlıyor. Ziyaretçi kendisi… Bu “Promenade” altı kere geliyor ve her biri ayrı tonda. Belki bir hazırlık, belki bir öncekinin etkisinden arta kalanlarla dolu…

İlk resim: “Kambur Cüce Maskara” “Gnomus”

Böyle bir figür Hartmann’ın çizgisi model alınarak “fındıkkıran” biçiminde tahtadan yaptırılmış, Noel ağacına asılmıştır(1869). Besteci bu gülünç yaratığın kısa bacaklarıyla aksak yürüyüşünü, sıçramalarını “senkop”la(aksak ritimlerle) yansıtır.

Besteci bir diğer resme yönelir.

İkinci resim: “Eski şato”, “Il vecchio”

Bir ortaçağ şatosu ve önünde serenat yapan bir halk ozanı (toreador). Ağır bir bölüm. Melodisi çok güzel. Eski modları kullandığı açıkça izlenebilir. Ayrıca Ravel’in orkestra uyarlamasında melodiyi fagota vermesi bence büyük onur.

Güzel büyük adımlarla yeni tablo…

Üçüncü resim: Paris’in “Tuileries” bahçesinde oynayan çocukları yansıtır. Başlarında dadıları ve sanki hoş sohbetleri kulağımıza gelir.

Dördüncü resim: “Bydlo”

Polonya’nın eski öküz arabası. Bence bir tür kağnı… İşi gücü hiç bitmeyen emektar, yorgun, vefalı… Arkasından çektiği arabanın gıcırtısı takıla takıla ilerler. Arabacının ağzındaki halk ezgisinde, toplumsal gerçekleri, umudu, endişeyi, inancı bulmama yetiyor.

Düşünceli adımlarla eskisinden yavaş farkındalığı yerine gelmiş bir nefesle bir diğer resme yaklaşıyor.

Beşinci resim: “Kabukları üzerinde dans eden Civcivler” “Balletto dei pulcini nei loro gusci”

Müziği ilk dinlediğimde gerçek civcivden bahsetmediğini daha çok taklidini anlattığını anlamıştım. Resmi gördüğümde kılık değiştiren çocukları fark ettim. Aslında besteci bir bale sahnesindeki civciv kılığına giren, kız ve erkek çocukları anlatmış. Amatör, şeker… (“Trilbi” adlı bale için hazırlanmış sahne tasarımından bir skeç)

Altıncı resim: “ İki Polonyalı Yahudi; Samuel Goldenberg ve Schmuyle”

Biri zengin diğeri fakir olan bu iki adamın konuşması üzerine geçiyor müzik. Sanki önce zengin olan şanını anlatıyor. Fakir olanın sesi zayıf vızıldıyor, konuyu yardım istencine getiriyor. Arka arkaya ret cevabı alması, topluma müthiş bir gönderme. Çok zarif bir besteciyi dinliyoruz.

Yedinci resim: “Limages kentinde Pazar yeri”

Ve kadınlar. Güzeller, enerjikler. Hoş gözleri bol sözleri var. Bir dedikodu ortamı bu kadar mı şen şakrak anlatılır. Sanki bir ara birinin hayatını mı karartıyorlar? Ama sonra hemen günlük yaşamlarına dönüyorlar sanırım.

Sekizinci resim: “Katakomblar” ve “Ölümün diliyle beraber”

Victor Hartmann’ın bir dostuyla birlikte, Paris’in ünlü yeraltı mezarlıklarını gezerken gösteren bir tablodur. Bir rehber elinde lambasıyla yol gösterir. Mussorgsky burada “ölüm” düşünü ve kavramını anlatmak istemiş, orijinal notada sol elde “Promenade” var, sergiyi gezerken dinlediğimiz müzik. Acaba bir gezinti gibi mi hissetti dünyayı?

Dokuzuncu resim: “Baba Yaga’nın kulübesi”

İnsan kemiği yiyen, uçan, ata binen büyücü bir Rus kahramanını anlatır. Tablo Baba Yaga’nın kulübesinin önünde asılı, civcivlerin ayakları altında duran bir duvar saatini göstermektedir.

Onuncu resim: “Kiev Kentinin Büyük Kapısı”

Bir resimden çok; Kiev kentinde, Çar II. Aleksandr’ın öldürülmek istendiği yerde yapılması düşünülen büyük bir taş kapının mimari bir projesi gibidir. Mussorgsky müziğinde kapıdan geçen görkemli bir tören alayını, rahipleri, seslerini ve çanları yansıtmıştır. Oldukça görkemli bu bölümün büyüsü, dostunun ardından dünyevi bir şiirsellikle vedasını anıyor.

O da ölüyor ve arkadaşları onu da yüceltiyorlar.

Yorumlar

Cevap Yazın
  1. Merhaba ben 16 yaşında lise öğrencisi bir gencim ve sitenizi severek takip ediyorum. Klasik müzikle ilgileniyorum, keman çalışıyorum. Sitenizde klasik müzik içeriklerine daha fazla yer verirseniz çok sevinirim. Yazınız Mussorgsky ile tanışmamı sağladığı için size ayrıca teşekkür ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Comments

comments

Bir Folklor Topluluğunun ‘Oda müziğine’ Dönüşmesi: Yanka Rupkina

F. Scott Fitzgerald’a Göre Mutlaka Okunması Gereken 22 Kitap