in

Havva Marta ve Mitolojik Fırça Darbeleri

Havva Marta Kimdir?

Havva Marta 1968 Samsun doğumlu Türk ressam. 1989 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Resim Bölümü’nden mezun olmuş, UPSD ve GESAM üyesi sanatçının eserleri Türkiye’nin birçok şehrinin yanı sıra İran, İtalya ve Yunanistan da sergilendi ve sergilenmeye devam ediyor. Son sergisini Türkiye’nin en iyi güncel ve aktif sanat galerileri arasında yer alan Gama Art Gallery‘de  “TANRIÇALAR”’ ismini verdiği çalışmasıyla yapmıştı. 2018 yılını ise çoğunlukla sanat fuarlarına katılmak üzere programlamış.

Sanatçı eserlerinin ana temasını “devinim” olarak tasvir etmektedir. Eserlerinde kullandığı simgeleri incelediğinizde dört unsuru (toprak, su, hava ve ateş) kapsadığını görebilirsiniz. Herakleitos‘un “Her şey karşıtların kavgasından doğar.” sözünden etkilendiğini belirten sanatçı, bunu çalışmalarına da yansıtmıştır.  Eserlerindeki daire çemberi içinde, başlangıç ve son aynı yerde birleşirler. Doğru ve eğrinin yolu bir ve aynıdır. Fonda yer alan dokular ve simgeler, her nesnenin herhangi bir sistemdeki konumunda sabit kalmadığını, aynı zamanda varlık biçimini belirleyen süreçlerin tümünü, bir döngü (devinim) içerisinde, güneş ve ay sembolleriyle anlatır. Bununla, kontrast renklerin hem tamamlayıcı hem de karşıt özellikleriyle denge içinde dengesizliği kurgulamayı ve hissettirmeyi amaçlar.

İşte o çalışmalardan birkaç örnek;

#1 Anka

Sıcak renklerin yoğunlukla kullanıldığı bir çalışma. Tablonun geniş bir bölümünü zümrüdüanka kuşu kaplamaktadır. Birçok mitolojide yer alan anka kuşu, Türk mitolojisinde de yer alır ve göğü, tan ağarışını, ilim, irfan ve kuvveti simgeler. Anka kuşunun kanatlarıyla hayat ağacının kolları birbirine kenetlenmiştir.

#4 Devinim

Zıt renklerin hakim olduğu çalışma da turuncu, mavi, sarı, mor renkler mevcut. Eseri dört kareye ayırdığımızda sağ üstte "güneş" formunu görürüz. Balıklar bir merkezden dağılırcasına resmin sarı alanında bir tur attıktan sonra eserin diğer bölümlerine doğru hareketleniyor. Balıkların hareketleri dairesel bir tur attıktan sonra bitmeyen, yani bittiği anda tekrar başlayan bir düzeni hatırlatıyor tıpkı hayatın tümüne baktığımızda göreceğimiz tablo gibi.

#5 Kelebekler

Kelebek, Uzak Doğu'da gençliği ve dinamizmi simgelemektedir. Eski Yunan'da ise ruhun beden üzerindeki etkisini ve bu etkinin yarattığı büyük değişimleri simgeler.Kadim bilgelikte Kelebek, direkt ruhun sembolüdür, ruhun özgürlüğünü, hafifliğini ve zarafetini yansıtır. Özellikle kelebeğin kanatlarındaki narin renkler, o ruhun içinde taşıdığı canlılığın ve değişme arzusunun bir ifadesi olarak algılanmaktadır.

#6 Doku-5

Bu eserde diğerlerindeki gibi hayvan figürü kullanılmamış fakat güneş yine büyük yer kaplamakta. Bir yelkenli ki akla ilk olarak "Nuh'un Gemisi"ni getiriyor. Gemi yalçın dalgaların yer aldığı bir okyanusta seyir halindedir... Yelkenli geminin ön kısmında da parçalanmış bir gemi figürü yer alıyor.. Spirallerle sonsuzluğa, yelkenlerde ki üçgen formlarla ise tanrısal ilahi bir güce vurgu yapıldığı düşünülebilir.

Sanatçı eğitimcilik görevine halen devam etmekte ve İzmir'deki kişisel atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir. tabloları daha net görmeyi arzulayanlar için şuraya bir bağlantı bırakıyorum.

https://www.sanatgezgini.com/marketplace/seller/profile/havva-marta

Yazan Gülsüm Güller

Müteharrik ve tıraşsız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Emekli Büyükelçi Emperyalist Komployu Nasıl Deşifre Etti?

Vegan Yürüyüş 2018 İstanbul – 7 Ekim’de Kadıköy’de