in

Bir ‘Toplum Hilafına’ Yaşama Biçimi Olarak Melamilik

“Biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus ta adam sansınlar” sözündeki ‘desinler’ vurgusunun tam tersine hareket etmeyi baş tacı eden, iyi şöhret peşinde koşmayan – kötü şöhreti ise hiç umursamayan Melamilik-Melami düşüncenin tarihi seyrinden, temsilcilerinden bahsetmeyeceğim bu yazıda. Hakkında çok fazla yazılı kaynak bulunmayan Melamilik her ne kadar çağı kapanmış, maziye gömülmüş bir öğreti gibi görünse de; bir başına yetebilmek, an’da kalabilmek ve her türlü bağımlılıktan azade olmak gibi öne çıkardığı vasıflarla çağlar üstü bir nitelik arz ediyor. Buradan hareketle, filizlendiği çağda ve dahi sonraki dönemlerde de iktidarın, gücün, gösterişin karşısında konumlanmış Melami düşüncenin belirleyici- ayrıştırıcı üç özelliğine değinebiliriz.

Kurumlaşma karşıtı bir fikir olarak doğması

Hicri 2. yüzyılda ortaya çıkan zühd ve tasavvuf hareketi çok geçmeden kurumlaşmaya başlamış, buna bağlı olarak adab-erkan, seyir-sülük, halvet-uzlet gibi makamlar belirli hale gelmiş, sufilere mahsus kıyafetler davranış tarzları ortaya çıkmış, tekkeler inşa edilmiş. Sufiyi diğer insanlardan ayıran bunca şey ve buradan sağladıkları ayrıcalıklar birilerinin canını sıkmış olacak ki ilk şekliyle Melametiye, işte bu kurumlaşma ve kamplaşmaya karşı olarak ortaya çıktı.

Kalıbı kuralı, şekili şükülü olmaması

Melamilikte taassup yoktur. Şekil değil öz aranır. Taç, hırka, tekke-zaviye, ayin yoktur; esas olan muhabbettir. Kalıplaşmış adetler kurallar benimsenmez. Her türlü kayıttan kurtulup, kalplerini insan tasallutundan kurtarmaya çalışan melamiler, günün hatta “an” içinde “an”ın ademidirler.

“Alem gider Mersin’e ben giderim tersine”.. İlk etapta kolay bir iş gibi gözükse de toplum hilafına, ana-baba, konu-komşu, siyasi ya da kültürel iktidar hilafına hareket etmek ciddi bir psikolojik direnç gerektirir. Bilinenin, alışılmışın aksine hareket etmek tanımlanmayı zorlaştırır ve geniş bir özgürlük alanı sağlar. Tanımlanmaya karşı durmak ‘beni ancak ve ancak görebilirsin, üzerimde hakimiyet kuramazsın’ mesajı içerir aynı zamanda. Diğerlerinin seni bir bölüğe, bir gruba, bir cemaate hapsetmesine izin vermemek; varolan diğer renklerinin baskılanmasına ve zamanla ikiyüzlü bir hal almaya da karşı durmak demektir.

Toplumun yozlaştırıcı etkisine karşı insanın kendi kendisine dayanması fikrini savunması

Melamiler söylenenlerle ya da söyleneceklerle değil, yaşamakla ilgilenirler. Her şey anda olup bitmektedir, asıl olan yaşamaktır. Bu yönüyle, insanın gerçek erdeme ve mutluluğa, bütün gereksinimlerinden sıyrılarak ve hiçbir değere bağlı kalmayarak ulaşılabileceğini öne süren Kinizm ile benzerlik gösterir. Melami yaşam felsefesinden kavga çıkmaz, cihad çıkmaz; sanat çıkar, müzik çıkar, edebiyat çıkar. Aşık Nesimi’nin o güzel şiiri hepimizin kulaklarına türkü olarak çalınmıştır.

Ben melamet hırkasını
kendim giydim eğnime
ar u namus şişesini
taşa çaldım kime ne

    Gah giderim medreseye hu çekerim hak için                   Gah giderim meyhaneye dem çekerim aşk için

‘Kime ne’ Melamilik’te bir manifesto, bir başkaldırıdır. ‘elalem’ putunu yere çalmak için ‘elinden geleni ardına koyma’ der o.Yaşamı boyunca maddi değerlere pirim vermeyen Neyzen Tevfik te bu ekol içerisinde düşünülebilir. Yaşadığı müddetçe alkolün, uyuşturucunun, epilepsi gibi hastalıkların kaosu içinde kendi kozmosunu yaratan Neyzen’in sanat anlayışı, şiir dünyası bu kaostan etkilenmemiş aksine daha da güçlenmiştir:

Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer Ömr-ü fani gibidir, gün de geçer dem de geçer Gam karar eyleyemez, hande-i Hürrem de geçer Devr-i Şad-i de geçer, gussa-i matem de geçer Gece gündüz yok olur, an-ı dem, adem de geçer

İbni Arabi’nin bir sözü de şöyle: “Hakkı yollarda arama, çünkü ortada O’na giden bir yol yoktur.”  Velhasıl yaşamak umrumdadır diyelim azizim, yaşamaya bakalım..

Yazan Gülsüm Güller

Müteharrik ve tıraşsız.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

İnsanlığın Suç Tarihi: Cadı Avları ve İşkenceler

Kulaklarımızın Kenarından Geçip Giden Kadın Sanatçılar Seçkisi